Safvan bin Muattal (r.a)'ın hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

SAFVÂN b. MUATTAL

Ebû Ömer (Ebû Amr) Safvân b. el-Muattal b. Rubeyyia (Rahda) es-Sülemî ez-Zekvânî (ö. 19/640)

İfk Hadisesi'ne adı karışan sahâbî.

Hicretin 5. (627) yılından önce Müslüman oldu. Hendek Gazvesi'ne ve daha sonraki gazvelere katıldı. Uykusu çok ağır olduğu, ancak kendiliğinden uyanabildiği için Resûl-i Ekrem (as) onu ordunun artçısı olarak gö­revlendirir, o da unutulan eşyayı toplayıp sahiplerine verirdi. Safvân'ın katıldığı ilk gazvenin İfk Hadisesi'nin cereyan ettiği Mustalik (Müreysî) Gazvesi olduğu kayde­dilir. Bu gazvede yine arkada kaldığından, konak yerinde birinin uyumakta olduğunu görmüş, "İnnâ li'llâh ve innâ ileyhi râci-ûn" âyetini (Bakara 2/156) yüksek sesle okuyunca orada uyumakta olan Hz. Âişe (r.anha) uyanmış, Safvân da tesettür âyetinden ön­ce kendisini gördüğü için onu tanımıştı. Hz. Âişe (r.anha) gece karanlığında ihtiyacını gider­mek için ordugâhtan uzaklaşmış, dönüş­te gerdanlığını kaybettiğini farkedip onu aramaya koyulmuş, bu arada birlik onun hevdecinde olduğunu sanarak yola girmiş, Hz. Âişe (r.anha) de herkesin gittiğini görünce, ken­disini almaya gelmelerini beklerken uyuya­kalmıştı.

Safvân devesini çökertip onu bin­dirdi ve hayvanı yedeğine alarak kuşluk vakti ordunun konakladığı yere ulaştı. Da­ha sonra bu olay Abdullah b. Übey b. Selûl'ün dedikodusu yüzünden Safvân ile Hz. Âişe (r.anha) hakkında iftiraya dönüştü. Fakat na­zil olan âyetlerle onların suçsuzluğu orta­ya çıktı. (Buhârî, "Şehâdât", 15, "Meğâzî", 34, "Tefsir", 24/6; Müslim, "Tevbe", 56-, bk. İFK HADİSESİ). Âyet inmeden önce Resûl-i Ekrem, "Ben onun hakkında hayırdan baş­ka bir şey bilmiyorum." diyerek (Ebû Ya'lâ el-Mevsılî, VIII, 339; İbn Hibbân, X, 13) Safvân'ın dürüstlüğünü dile getirmişti.

Hz. Peygamber (asv)'in deve çobanını öldü­rüp develerini kaçıran kişilerin yakalanma­sı için Kürz b. Sabit ile birlikte görevlendi­rilen Safvân ayrıca İyâz b. Ganm kuman­dasında İslâm fetihlerine katıldı. İyâz b. Ganm onu ve Habîb b. Mesleme'yi 18 (639) yılında el-Cezîre sınırları içindeki Sümeysât'a (Samsat) gönderdiği birliklere ku­mandan tayin etti. Safvân'ın 19 (640) yı­lında Sümeysât'ta veya İrmîniye savaşında şehid olduğu zikredildiği gibi, Muâviye dö­neminde Bizanslılarda yapılan savaşa ka­tıldığı, bu savaşta ayağının kırıldığı, alt­mış yaşlarında iken 58 (678) veya 59 ya­hut 60 (680) yılında vefat ettiği de belir­tilmiştir. Safvân, Resûl-i Ekrem (asv)'den iki ha­dis rivayet etmiş (hadisler için bk. Müs­ned, V, 312), kendisinden Saîd b. Müseyyeb, Ebû Bekir b. Abdurrahman, Saîd b. Ebû Saîd el-Makbürî gibi tabiîler rivayette bulunmuştur.

İfk Hadisesi dolayısıyla Hz. Âişe (r.anha) aleyhin­de tavır alanlardan biri olan Hassan b. Sa­bit bu olaydaki rolü sebebiyle Safvân b. Muattal'ı hicvetmişti. Safvân, Hassân'la kar­şılaşınca kılıcıyla onu başından ağır şekil­de yaralamış, olay Resûl-i Ekrem (asv)'e intikal ettiğinde her ikisini huzuruna çağırıp din­lemiş, hadiseyi başlatan Hassân'ı uyarmış ve kendisine kıymetli hediyeler vererek Safvân'ı bağışlamasını sağlamıştır.(DİA, Safvan b. Muattal Md.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
10157 kez okundu

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.