Peygamberimiz her gün kaylule yapar mıydı?

Tarih: 14.09.2026 - 14:43 | Güncelleme:

Soru Detayı

Efendimiz (sav) her gün kaylule yapar mıydı? Örneğin geç kalktığı günler oluyorsa kaylule uykusu yine de yapar mıydı? Yoksa geç kalktığı gün olmaz mıydı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kaylûle uykusu, sabah güneş doğduktan ve kerâhet vaktinin geçmesinin ardından, kuşluk vaktinden başlayarak öğle sonrası vakte kadar yapılan kısa süreli uyku veya dinlenmedir. Güneşin doğmasından sonraki kerâhet vaktinde uyumak sünnete uygun görülmediğinden, kaylûlenin bu vaktin geçmesinden, yani kuşluk vaktinin girmesinden sonra yapılması uygun olur. Kaylûlenin yaklaşık yarım saat kadar olması güzel olmakla birlikte, bunun mutlaka belirli bir süre olması şart değildir.

Bu kısa bilgiden sonra detaya gelince:

Arapça ḳayl masdarından türeyen kaylûle ve kāile kelimeleri, “öğle sıcağının şiddetli olduğu gün ortasında uyuma veya dinlenme” anlamına gelir. Kaylûle yapılan yere de mekīl denilir.

Kur’an-ı Kerîm’de cennet, takva sahipleri için güzel bir konak ve istirahat yeri olarak zikredilir:

“Cennet, takvâ sahipleri için ne güzel bir konak ve istirahat yeridir.” (Furkân, 25/24.)

Cuma günleri cuma namazından sonra kaylûle yapıldığına dair sahâbeden gelen rivayetler, diğer günlerde de bunun öğle namazı sonrasında yapılabildiğini göstermektedir. Bununla birlikte kaylûlenin mutlaka belirli bir saatte veya belirli bir süre yapılması gerektiğine dair bir hüküm yoktur. Kişinin şartlarına, uyku düzenine ve ihtiyacına göre zamanı değişebilir.

Hz. Peygamber’in (asm) kaylûle yaptığına dair rivayetler bulunmaktadır. Nitekim zaman zaman süt teyzesi Ümmü Haram’ın veya Enes b. Mâlik’in annesi Ümmü Süleym’in evinde kaylûle yaptığı rivayet edilmiştir. (İbn Hacer, XI, 72)

Ayrıca Resûl-i Ekrem’in (asm), gecenin bir bölümünü ibadetle geçirmek isteyenlere gündüz kaylûle yapmalarını tavsiye ettiği nakledilmiştir. (İbn Mâce, Sıyâm, 22)

Peygamberimizin (asm) kaylûleden “güzel bir âdet” olarak söz ettiği nakledilmektedir. (Şîrûye b. Şehredâr ed-Deylemî, IV, 266)

İmam Gazzâlî de kaylûleyi “öğleye doğru biraz kestirmek” şeklinde tarif etmiş ve özellikle gece ibadetine yardımcı olması bakımından güzel bir sünnet olduğunu belirtmiştir. Bu maksatla yapılan kaylûlenin ibadet ve kurbet hükmünde olduğunu ifade etmiştir. (İhya, Kahire 1939, I, 349, 368)

Bütün bunlardan Hz. Peygamber’in (asm) kaylûle yaptığı ve bunu tavsiye ettiği anlaşılmaktadır. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Resûlullah’ın (asm) kaylûle yaptığına dair rivayetlerin bulunması, onun her gün mutlaka kaylule yaptığı anlamına gelmez.

Aynı şekilde, “Geç kalktığı günlerde kaylûle yapar mıydı?” sorusuna dair de elimizde bunu açıkça belirten özel bir rivayet bulunmamaktadır. Bu sebeple bu konuda “mutlaka yapardı” veya “kesinlikle yapmazdı” şeklinde kesin bir hüküm vermek doğru olmaz.

Kaylulenin temel amacı, gün içerisinde dinlenmek ve özellikle gece ibadetine yardımcı olacak şekilde bedeni ve zihni dinlendirmektir. Nitekim Resûlullah (asm), gece ibadet etmek isteyenlerin gündüz kaylûle yapmalarını tavsiye etmiştir.

Dolayısıyla kaylûle, her gün aynı saatte ve mutlaka belirli bir süre yerine getirilmesi gereken bir ibadet değildir. Hz. Peygamber’in (asm) yaptığı ve tavsiye ettiği güzel bir dinlenme şeklidir. Kişi, uyku ihtiyacına ve günlük programına göre kaylûle yapabilir. Geç kalktığı bir gün ayrıca kaylûle yapıp yapmaması da şartlara bağlıdır.

Sonuç olarak, Hz. Peygamber’in (asm) kaylûle yaptığı ve özellikle gece ibadetine yardımcı olması için tavsiye ettiği anlaşılmaktadır. Fakat bunun her gün düzenli olarak ve istisnasız şekilde yapıldığı sabit değildir.

Kaylûle, güneşin doğuşundan hemen sonraki kerâhet vaktinde değil, bu vaktin geçmesinden sonra, yani kuşluk vaktinden itibaren yapılabilecek güzel bir sünnet ve dinlenme âdetidir. Kişinin uyku ihtiyacına ve günlük programına göre kaylûle yapması veya bazı günler yapmaması sünnete aykırı değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun