Bir yıllık erzak stoklayın anlamında bir hadis var mı?
Sosyal medyada, Nuaym b. Hammad'in Fiten isimli eseri kaynak verilerek, bir yıllık stok yapılması gerektiği anlamında bir hadis olduğu söyleniyor. Böyle bir hadis var mı, stok yapmak günah değil mi?
Değerli kardeşimiz,
Ubade b. Sâmit'ten rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) öyle buyurmuştur:
إِذَا رَأَيْتُمْ عَمُودًا أَحْمَرَ قِبَلَ الْمَشْرِقِ فِي رَمَضَانَ، فَادَّخِرُوا طَعَامَ سَنَتِكُمْ، فَإِنَّهَا سَنَةُ جُوعٍ
"Ramazan ayında doğu tarafında kırmızı bir sütun gördüğünüzde, bir yıllık yiyeceğinizi hazırlayıp depolayın. Çünkü o, bir açlık yılı olacaktır.” (Münavi, Feyzü’l-kadir, 1/361, no: 645)
Ancak rivayetin senedinde Halid b. Madan'ın kızı Ümmü Abdullah bulunmaktadır. Heysemî, onun hakkında “Onu tanımıyorum” demiş, seneddeki diğer ravilerin güvenilir olduğunu belirtmiştir. Bu sebeple rivayetin senedi zayıf kabul edilmiştir.
Bununla birlikte aynı anlamı destekleyen başka rivayetler de bulunmaktadır. Bu nedenle bazı âlimler, şahitleri sebebiyle rivayetin hasen li-gayrihî derecesine yükselebileceğini söylemiştir.
Rivayetteki “فَادَّخِرُوا طَعَامَ سَنَتِكُمْ” ifadesi açıkça: “Bir yıllık yiyeceğinizi hazırlayıp depolayın.” anlamına gelir. Buradaki emir, kıtlık ve açlık meydana geleceğine dair bir alamet görüldüğünde aile için önceden tedbir alınmasını ifade etmektedir. Dolayısıyla bu rivayetten, her Müslümanın normal şartlarda mutlaka bir yıllık yiyecek stoklamasının emredildiği sonucu çıkarılamaz.
Ayrıca böyle bir tedbir almak tevekküle aykırı değildir. Nitekim Hz. Peygamber (asm) Efendimiz de ailesinin yiyeceğini önceden temin ettiğine dair rivayetler bulunmaktadır.
Hadiste geçen “عَمُودًا أَحْمَرَ” (kırmızı sütun) ifadesi, gökyüzünün doğu tarafında ortaya çıkacak, kırmızı bir sütuna benzeyen uzunca bir çizgi veya görüntü olarak açıklanmıştır. Rivayette bunun, kuraklık ve kıtlığın işareti olacağı belirtilmektedir.
“فَادَّخِرُوا طَعَامَ سَنَتِكُمْ” ifadesi ise “bir yıllık yiyeceğinizi hazırlayıp saklayın” demektir. Buradaki emir, bir tavsiye ve tedbir emridir (أمر إرشاد). Yani böyle bir alamet görüldüğünde, o yılın kıtlıkla geçebileceği düşünülerek kişinin ailesinin bir yıllık temel gıda ihtiyacını önceden temin etmesi tavsiye edilmektedir.
Özellikle geliri yıllık olarak elde edilen kimselerin, temel gıda ihtiyaçlarını önceden temin etmeleri daha da yerinde olacaktır. Zira böyle bir tedbir almak tevekküle aykırı değildir. Nitekim tevekkül edenlerin en güzel örneği olan Resulullah (asm) de ailesinin bir yıllık yiyeceğini önceden temin ederdi.
Peygamberimiz, elde edilen arazi gelirlerinden ailesinin bir yıllık temel geçimini karşılayacak miktarı ayırır, geri kalanını ise Allah yolunda tasadduk ederdi.
Ayrıca Kur’an-ı Kerîm’de Hz. Yusuf’un (a.s.) kıssasında, gelecek yıllarda yaşanacak kıtlığa karşı önceden ciddi bir hazırlık ve tedbir alınması açıkça görülmektedir.
Yedi yıl sürecek bolluk döneminin ardından gelecek yedi yıllık kıtlık için önceden hazırlık yapılmasının bizzat Hz. Yusuf (a.s.) tarafından tavsiye edilmiştir. Ürünlerin tamamı tüketilmeyip ihtiyaç fazlasının korunması, gelecek sıkıntılı yıllarda kullanılmak üzere bir tedbir olarak planlanmıştır.
Burada yine meşru tedbir ile ihtikarı birbirinden ayırmak gerekir. Hz. Yusuf’un yaptığı ve tavsiye ettiği şey, toplumun gelecekteki ihtiyacını karşılamak üzere üretimi planlamak ve ürünün bir kısmını muhafaza etmektir.
Dolayısıyla kişinin ailesinin yıllık nafakasını güvence altına alması, malı gereksiz yere biriktirmek değil, meşru bir tedbir ve nafaka sorumluluğunun gereğidir. Asıl sakınılması gereken, ihtiyaç sahiplerini mağdur edecek şekilde malı piyasadan çekip stoklamak ve bundan haksız kazanç elde etmektir.
Yasaklanan ihtikar (الاحتكار) ise insanların ihtiyaç duyduğu malları piyasadan çekerek kıtlık meydana getirmek, fiyatların yükselmesini beklemek ve bundan haksız kazanç sağlamak şeklindeki stokçuluktur. Resulullah (asm) “لا يحتكر إلا خاطئ İhtikarı, ancak günahkar kimse yapar." (Müslim, Müsakat, 129, 130)
Dolayısıyla ailesi için bir yıllık erzak hazırlayan kişi ile piyasadaki gıdayı satın alıp insanları darlığa düşürerek pahalıya satmak isteyen kişi aynı durumda değildir.
Hadiste geçen “açlık yılı” ifadesinin farklı şekillerde anlaşılabilir. Bu alametin yalnızca görüldüğü yıl meydana gelecek bir kıtlığın işareti olması mümkün görüldüğü gibi, her ortaya çıktığında o yılın kıtlık yılı olması da muhtemel görülmüştür. (bk. (Münavi, a.y.)
Özetle:
Ailenin kendi ihtiyacı için makul miktarda erzak depolaması günah değildir ve tevekküle aykırı sayılmaz.
Günah olan, insanların ihtiyaç duyduğu malları piyasadan çekip onları darlığa sokmak, fiyatların yükselmesini beklemek ve bundan haksız kazanç sağlamaktır. Bu ise ihtikardır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Yûsuf Suresi 56. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Yûsuf Suresi 58. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Yûsuf Suresi 88. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hz. Yusuf’un, kardeşlerine devlet malını ücretsiz vermesi, ailesini kayırmak anlamına gelmez mi?
- Teslimiyet ve tedbir arasındaki ince çizginin ayrımını nasıl yapabiliriz?
- Yûsuf Suresi 48. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Öfkeyi içine atmakla ilgili bir ayet var mıdır?
- "Ne tedbirli olmak gibi bir akıllılık, ne haramdan kaçınmak gibi bir Allah'a bağlılık, ne de güzel ahlak sahibi olmak gibi bir dindarlık söz konusu olabilir." hadisini nasıl anlamak gerekir?
- Zirai bir ürünü, fiyatı artıncaya kadar tüccara emanete bırakmanın hükmü nedir?
- Ölünün ardından yemek dağıtmak caiz mi?