Susmak en kolay ibadet mi?
Size yorulmadan yapılan en kolay ibadeti bildireyim; o da susmak, boş laf konuşmamak ve güzel ahlak. Sahih midir?
Değerli kardeşimiz,
Hz. Enes (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) şöyle buyurmuştur:
“Ey Ebû Zer! Sana, yapılması bedene en hafif, fakat mîzanda en ağır gelecek iki güzel davranışı haber vereyim mi?”
Ebû Zer: “Evet, ya Resulallah.” diye cevap verdi.
Resulullah (asm) şöyle buyurdu:
“Çokça susmak ve güzel ahlâklı olmaktır. Canım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, insanlar bu ikisine denk başka iki amel yapmamışlardır.” (bk. Molla Ali el-Kari, Mirkâtü’l-Mefâtîh Şerhu Mişkâti’l-Mesabih, 7/3053, no: 4867)
Başka bir rivayette ise, “Ey Eba Zer, susmak, güzel ahlâklı olmak ve seni ilgilendirmeyen şeyleri terk etmektir.” şeklinde, seni ilgilendirmeyen şeyleri terk etmektir, ifadesi de vardır. (Irâkî, Tahrîcü Ehâdîsi'l-İhya, 3/140)
Nitekim bir hadiste, “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğindendir.” buyurulmuştur. (Müsned, 1/201; İbn Mâce, Fiten, 12)
“Bedene en hafif” ifadesiyle, mükellefin bedenine ve nefsine ağır gelmeyen veya dil üzerinde taşınması kolay olan ameller kastedilmektedir. Buna karşılık bu iki davranış, Allah katındaki değerleri ve sevapları bakımından mîzanda çok ağırdır.
Nitekim Peygamberimiz (asm) başka bir hadisinde:
"İki kelime vardır ki, dilde hafif, mîzânda ağır ve Rahman (olan Allah'a) çok sevimlidirler. (Bunlar) "Sübhânallâhi ve bihamdihî ve Sübhânallâhil azîm."dir." buyurmuştur. (Buhârî, Daavât 65; Müslim, Zikir 31)
Buradaki “çokça susmak”, hiçbir şey konuşmamak değil; insanın gereksiz ve faydasız sözlerden uzak durması, konuşmadan önce düşünmesi ve susmasını tefekkürle birleştirmesi anlamındadır.
Güzel ahlâk ise sabır, şükür ve insanlarla güzel geçinmek gibi güzel davranışları kapsar. Aynı zamanda Allah’a karşı kullukta güzel bir hâl üzere bulunmayı ve insanlara karşı güzel muamele etmeyi içine alan geniş bir kavramdır. Maksat, insanın bütün gün hiç konuşmaması değil; “lüzumsuz konuşmayı terk edip, gerektiğinde hayırlı ve doğru söz söylemesidir.”
Hadisin sonunda: “İnsanlar bu ikisine denk başka iki amel yapmamışlardır.” buyurulması, susmanın ve güzel ahlâkın Allah katındaki üstün değerini göstermektedir.
Bu rivayet, İbn Ebî’d-Dünyâ, Bezzâr, Taberânî ve Ebû Yalâ tarafından nakledilmiş; rivayetin ravilerinin güvenilir olduğu belirtilmiştir. Beyhaki de rivayet etmiş, Ebu’ş-Şeyh İbn Hibbân ise Ebu’d-Derda’dan şu anlamdaki rivayeti nakletmiştir:
“Sana, yapılması kolay fakat sevabı büyük olan iki ameli haber vereyim mi? Allah Teâlâ’nın huzuruna, bunlara denk iki amelle çıkamazsın: Çokça susmak ve güzel ahlâk.” (bk. Molla Ali el-Kari, Mirkâtü’l-Mefâtîh a.y.)
Ayrıca İbn Ebi’d-Dünyâ, Safvân b. Süleym’den mürsel olarak şu rivayeti aktarmıştır:
“Size ibadetlerin en kolayını ve bedene en hafif gelenini haber vereyim mi? Susmak ve güzel ahlâktır.” (İbn-i Ebi’d-Dünya, Kitabu’s-Samt, s. 43, No: 24)
Malayani terk etmek ise, kişinin kendisini ilgilendirmeyen, dinen veya aklen fayda sağlamayan söz ve davranışlardan uzak durmasıdır. Bunun ölçüsü kişisel zevk ve isteklere göre değil; İslâm’ın ilkeleri, akıl ve toplumun doğru kabul ettiği ölçüler çerçevesinde belirlenir.
İnsana, topluma, insanlığa ve hatta tabiata fayda sağlayan söz ve davranışlar kişiyi ilgilendiren ve sevap kazandıran işlerdir. Buna karşılık faydasız veya zararlı şeylerle meşgul olmak, insanı hem vakit kaybına hem de günaha sürükleyebilir.
Bu sebeple İslâm, hayatı sadece oyun, eğlence ve geçici dünya meşguliyetleriyle tüketmek yerine, insanın kendisine ve başkalarına fayda sağlayacak kalıcı ve hayırlı işlerle meşgul olmasını öğütler.
Netice olarak, “susmak en kolay ibadettir” ifadesi, insanın hiç konuşmaması anlamına gelmez. Buradaki maksat; boş ve faydasız sözlerden uzak durmak, gerektiğinde hayırlı ve doğru konuşmak, güzel ahlâklı olmak ve insanı ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmamaktır.
Bu konudaki bazı rivayetlerin senedinde zayıflık veya mürsellik bulunsa da, susmayı, güzel ahlâkı ve malayaniyi terk etmeyi teşvik eden anlam sahih hadislerle de desteklenmektedir.
Dolayısıyla mümin için asıl ölçü şudur:
Konuşacağı zaman hayır söylesin; faydasızsa sussun. Ahlakını güzelleştirsin, kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etsin ve ömrünü kendisine ve başkalarına fayda sağlayan hayırlı işlerle değerlendirsin.
Böylece dilini koruması ve güzel ahlakı, bedene hafif fakat Allah katında değeri ve sevabı ağır amellere dönüşür.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Dilin afetleri nelerdir?
- Müslümanın boş işi haramdır sözü hadis mi?
- ARABİSTAN`IN DURUMU
- HENDEK SAVAŞI
- Din kardeşinin avret yerine bakanın namazı kırk gün kabul olmaz mı?
- SÖZ, KONUŞMA, ÜSLUB
- PEYGAMBERİMİZİN ŞAM`A İKİNCİ GİDİŞİ
- Müminin / Müslümanın bir günü nasıl olmalıdır? Peygamber Efendimiz'in bir günü nasıldı?
- PEYGAMBERİMİZİN SÜTANNEYE VERİLMESİ VE HARİKALAR
- Uhud