Kocamın verdiği mallarda, kızının hakkı var mı?

Tarih: 31.07.2026 - 02:53 | Güncelleme:

Soru Detayı

Eşimin benden önceki evliliğinden yaklaşık 20 yaşlarında bir kız çocuğu var. Ancak uzun zamandır birbirleriyle hiçbir görüşmeleri veya iletişimleri bulunmuyor. Eşim sahip olduğu mal varlığını ve tapularını kendi isteğiyle benim üzerime devretti. Ben ise bu konuda İslam dinine göre doğru olanı öğrenmek istiyorum. Allah korusun, eşim benden önce vefat ederse ve mallar resmî olarak benim üzerimde olmaya devam ederse, İslam'a göre bu mallar üzerinde kızının herhangi bir miras hakkı olur mu? Yoksa eşim sağlığında mallarını kendi rızasıyla bana devrettiği için, bu malları kızına vermem dinen zorunlu mu değil mi? Ben kimsenin hakkına girmek istemiyorum. Bu nedenle Kur'an-ı Kerim'e ve sahih sünnete göre dinimizin bu konudaki hükmünü öğrenmek istiyorum. Allah razı olsun hocam.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur'an-ı Kerim'e ve sahih sünnete göre bir kimse öldüğünde kendine ait malı mirasçılara kalır, hayatta iken hediye ettiği, tasaddul ettiği, bağışladığı mallar mirasçılara kalmaz.

İslam hukukuna göre miras, “kişinin vefatı anında mülkiyetinde bulunan mallar” üzerinde söz konusu olur. Bir kimse sağlığında, akıl ve irade sahibi olarak malını hibe (bağış) yoluyla bir başkasına devretmiş ve bu devir fiilen tamamlanmışsa, artık o mal kendisinin değil, bağış yapılan kişinin mülkü olur. Bu sebeple, vefat ettiğinde bu mallar mirasa dâhil edilmez.

Dolayısıyla eşiniz, mallarını “gerçek bir bağış (hibe)” olarak sağlığında sizin üzerinize devretmişse ve bu devir sadece görünüşte olmayıp fiilen gerçekleşmişse, Allah korusun eşiniz sizden önce vefat ettiğinde bu mallar mirasa girmez. Bu durumda önceki evliliğinden olan kızının, “bu mallar üzerinde miras hakkı bulunmaz.”

Ancak burada önemli bir husus vardır: Eğer yapılan devir gerçekte bir bağış değil de, mirastan mal kaçırmak amacıyla sadece şeklen yapılmış ve eşiniz malları üzerinde fiilen tasarrufa devam etmişse, bu durum dinen ayrıca değerlendirilir. Müslümanın, mirasçılarını haksız şekilde mahrum bırakacak hileli işlemlerden kaçınması gerekir.

Bununla birlikte, İslam âlimleri anne ve babanın çocukları arasında “hediye konusunda adaletli davranmasını” tavsiye etmiş, haklı bir sebep bulunmaksızın bir çocuğu diğerlerine göre mahrum bırakmayı uygun görmemişlerdir. Nitekim Hz. Peygamber (asm), çocuklarından sadece birine bağış yapmak isteyen Nu'mân b. Beşîr'in babasına şöyle buyurmuştur:

"Allah'tan korkun ve çocuklarınız arasında adaletli davranın." (Buhârî, Hibe, 12; Müslim, Hibât, 13)

Sonuç olarak, “eşinizin sağlığında size usulüne uygun şekilde bağışladığı mallar, onun vefatıyla mirasa dâhil olmaz ve kızının bu mallar üzerinde miras hakkı doğmaz.”

Ancak mirasçıları mahrum bırakma amacı taşıyan hileli devirlerden kaçınılması ve bağışlarda adalet ilkesinin gözetilmesi önemlidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun