Allah yüz üstü ateşe atmasın diye mal vermek, ne demek?

Tarih: 29.06.2026 - 13:49 | Güncelleme:

Soru Detayı

Hadiste anlatılmak istenen nedir?
Sa'd b. Ebu Vakkas'ın oğlu Amir babasından şunu rivayet etmiştir: Sa'd'ın oturduğu bir sırada Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem bir grup insana (zekat malından) bir şeyler verdi, benim en beğendiğim adama ise bir şey vermedi. "Ey Allah'ın elçisi! Falancaya vermemenin sebebi nedir? Vallahi ben onu mu'min olarak görüyorum" dedim. Allah Resulü: 'Yahut müslümandır" buyurdu. Ben bir süre sustum. Sonra o adam hakkındaki bilgim sebebiyle dayanamadım ve bir kez daha: "Falancaya vermemenin sebebi nedir? Vallahi ben onu mu'min olarak görüyorum" dedim. Allah Resulü yine: Yahut müslümandır" buyurdu. Sonra yine dayanamadım ve aynı şeyleri tekrarladım, Hz. Peygamber de aynı şeyi tekrarladı. Sonra da şöyle buyurdu: "Sa'd! Başkasını daha çok sevdiğim halde bir adama, Allah onu yüz üstü ateşe atmasın diye mal verdiğim olur." (Buhari, Kitabul İman, 19-27)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu hadis-i şerifin mesajı, zekât ve diğer kamu mallarının dağıtımında “her zaman en faziletli olana öncelik verilmediğini”, bazen “kişinin imanını korumak ve kalbini İslâm'a ısındırmak” için maddî destek verilebileceğini göstermektedir.

Hadiste geçen "Allah onu yüzüstü ateşe atmasın diye ona mal veririm." ifadesi mecazî bir anlatımdır. Burada kastedilen, o kimsenin kalbini İslâm'a ısındırmak, imanını güçlendirmek veya dininden uzaklaşmasına engel olmaktır.

Hadisin geçtiği olayda Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, zekât malını dağıtırken bazı kimselere verirken, Sad b. Ebû Vakkas'ın (ra) çok takdir ettiği bir sahabeye vermemiştir. Bunun üzerine Sad (ra), onun mümin olduğunu söyleyerek neden pay verilmediğini sormuştur. Resûlullah (asm) ise her defasında: “Yahut Müslümandır." buyurarak, “iman ile İslâm kavramları arasındaki ince farka” dikkat çekmiştir. Ardından da şöyle buyurmuştur:

“Sad! Ben bazen, başkasını daha çok sevdiğim hâlde, bir adama Allah onu yüzüstü ateşe atmasın diye mal veririm." (Buhari, İman, 19, 27)

Buradaki "yüzüstü ateşe atılmak", kişinin inkâr, nifak veya büyük günahlar sebebiyle cehenneme sürüklenmesini ifade eden bir kinayedir. Resulullah (asm), bazı kimselerin imanlarının henüz tam yerleşmemiş olabileceğini veya dünyevî sebeplerle İslâm'dan uzaklaşma tehlikesi yaşayabileceklerini bildiği için, onlara maddî destekte bulunarak kalplerini dine ısındırmayı hedeflemiştir.

Nitekim Kur'an-ı Kerim'de zekâtın verileceği kimseler arasında "müellefe-i kulûb" (kalpleri İslâm'a ısındırılacak olanlar)” da sayılmıştır. (Tevbe, 9/60)

Buna karşılık, imanı güçlü ve sebatkâr olan kimselerin böyle bir desteğe ihtiyaç duymayacağı düşünülmüş, bu sebeple bazen daha faziletli kişilere değil, dine bağlılığı güçlendirilmek istenen kimselere mal verilmiştir.

Dolayısıyla hadiste anlatılan husus, "mal vermek kişiyi tek başına cennete sokar veya cehennemden kurtarır" anlamına gelmez. Asıl maksat, bazen maddî desteğin, kişinin gönlünü İslâm'a yaklaştırmasına, imanını kuvvetlendirmesine ve böylece onu manevî bakımdan büyük bir tehlikeden korumasına vesile olmasıdır.

Bu hadis aynı zamanda İslam'da eğitim, irşat ve tebliğ faaliyetlerinde insanların psikolojik ve sosyal durumlarının da dikkate alınması gerektiğini gösteren önemli örneklerden biridir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun