Bir erkeğin mahremi olmayan bir kadınla tokalaşması haram mı?
Değerli kardeşimiz,
Fıkıh literatüründe karşı cinsle tokalaşma konusu, günlük hayatta dostluk ve sevgiyi güçlendirici davranışlar çerçevesinde değil nâmahremle birlikte oturma âdâbı, ona bakma, dokunma gibi kadın-erkek ilişkilerinin sınırlarını tesbit bağlamında incelenmiş ve kişiler, arada evlilik yasağı bulunup bulunmaması ve yaş gibi kriterlerden hareketle dört grupta ele alınmıştır.
1. Kişinin evlenmesi ebediyen haram olan akrabalarından biriyle tokalaşmasında sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir. Bunlar nesep, sütakrabalığı veya sıhriyet yoluyla kurulan akrabalıklardır. Ana-baba, dede-nine, kardeşler, yeğenler, hala ve teyze gibi nesep bağıyla, sütanne, sütkardeş gibi süt akrabalığı yoluyla ve kayınvâlide, gelin, babanın eşi, eşin kızı gibi sıhriyet bağıyla akraba olunanlarla musâfahada bir sakınca görülmemiştir. Ancak fakihlerden bu sınırı dar tutarak sadece usul ve fürûa veya nesep bağıyla akrabalığa hasredenler de vardır.
2. Aralarında Hanefîler ve Hanbelîler’in de yer aldığı fakihlere göre mahrem olmasa da yaşlılarla musâfahada bir sakınca yoktur.
3. Yine herhangi bir akrabalık bağı bulunmasa da küçüklerle tokalaşma Mâlikîler dışındaki mezheplere göre câiz görülmüştür. Bütün bu gruplarla ilgili musâfahanın cevazı normal şartlar altında geçerli olup gayri meşrû eğilimler söz konusu ise haram hükmünü alacağı ifade edilmiştir.
4. Mahrem olanlar dışında karşı cinsten genç ve orta yaşlılarla tokalaşmaya kadim dönemde fakihler cevaz vermemiştir; günümüzde ise iki farklı görüş bulunmaktadır (Abdünnâsır, s. 31-56).
Cevaz vermeyenler, Hz. Peygamber’in biat alırken kadınlarla tokalaşmayıp sözle yetindiğine dair rivayetleri delil getirir (Müsned, II, 213; VI, 357; Abdürrezzâk es-San‘ânî, VI, 6-9).
Ayrıca Resûl-i Ekrem, kendisiyle musâfaha yapmak isteyen kadınlara sözlü biatlaşmanın yeterli olduğunu ve kadınlarla musâfaha yapmadığını söylemiştir (Nesâî, “Beyʿat”, 18; Tirmizî, “Siyer”, 37; İbn Mâce, “Cihâd”, 43).
Bunun yanı sıra karşı cinsten yabancılara dokunma ve onlarla tokalaşma onlara bakmayı yasaklayan âyetlerin hükmüne kıyaslanmıştır.
Şâfiîler’de, Hanbelîler’de ve Mâlikîler’de karşı cinsle tokalaşma abdest hükümleri çerçevesinde de ele alınmıştır; çünkü Şâfiîler’e göre nâmahrem olduğunda şehvet olsun ya da olmasın, Hanbelîler’e ve Mâlikîler’e göre ise mahrem veya nâmahrem olsun şehvet varsa karşı cinse dokunma abdesti bozar.
Bazı kayıtlarla cevaz görüşünü benimseyenler ise çeşitli rivayetlerden deliller getirmenin yanı sıra yukarıdaki rivayetlerin bu konuda açık bir haramlık hükmü taşımadığı, o dönemde Arap toplumunda kadınlarla tokalaşma âdeti bulunmadığından Resûlullah’ın kadınlardan biat alırken kendileriyle tokalaşmadığı, onun bu uygulamasının tokalaşmanın haramlığına delâlet etmediği noktasından hareket ederler.
bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Tokalaşma md.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Namazlar ne zaman ve hangi durumlarda cem edilir?
- Abdesti bozan haller nelerdir?
- Mahkeme kararı ile boşanma ve sebepleri hakkında bilgi verir misiniz?
- Eti yenilen ve yenilmeyen kara hayvanları hakkında bilgi verir misiniz?
- İçki hakkında bilgi verir misiniz? İçkinin haram olmasının hikmeti nedir?
- Cuma namazının sahih olmasının şartları nelerdir?
- Atın ve gümüş eşya kullanmanın hükmü nedir?
- Hem karada hem de denizde yaşayan hayvanların eti helal ve haram olanları hangileridir?
- Guslün farzları, sünnetleri ve adabı nelerdir?
- Kadınlara mahsus haller nelerdir?