Ensarı seveni Allah da sever mi?

Tarih: 09.02.2026 - 14:56 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bu hadisi nasıl anlamalıyız?
“Ensarı (Medineli müslümanları) ancak mü’min olan sever, onlara ancak münâfık olan düşmanlık eder. Ensarı seveni, Allah da sever; onlara düşmanlık edene de Allah  düşmanlık eder.” (Buhârî, Menâkıbu’l-ensâr 4; Müslim, İmân 129).

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Berâ b. Âzib (ra)’dan rivayet edildiğine göre Nebi (asm) Medineli Müslümanlar hakkında şöyle buyurdu:

« لا يُحِبُّهُمْ إِلاَّ مُؤمِنٌ ، وَلا يُبْغِضُهُمْ إِلاَّ مُنَافِقٌ ، مَنْ أَحَبَّهُمْ أحبَّه اللَّهُ ، وَمَنْ أَبْغَضَهُمْ أَبْغَضَهُ اللَّه »

“Ensarı (Medineli Müslümanları) ancak mümin olan sever, onlara ancak münafık olan düşmanlık eder. Ensarı seveni, Allah da sever; onlara düşmanlık edene de Allah düşmanlık eder.” (Buhârî, Menâkıbu’l-ensâr 4; Müslim, İmân 129).

Olgun bir imana sahip olabilmek için müminlerin birbirini sevmesi gerektiği birçok hadis rivayetinde belirtilmişti. Bu hadis-i şerifte müminler arası sevginin, ümmetin ilk nesline kadar uzanması gereğine dikkat çekilmektedir.

Bilindiği gibi “ensar”, Evs ve Hazreç kabilelerinden oluşan Medineli Müslümanlara, Allah Teâlâ tarafından verilmiş bir isimdir (Mesela bk. Tevbe, 9/100). Peygamber Efendimizin (asm) hadislerinde de bu isim, burada olduğu gibi, aynen kullanılmıştır. "Yardımcılar" anlamına gelen ensâr, Medineli Müslümanların Hz. Peygamber (asm) ve muhacirlere yardımseverlik göstermeleri ve bütün varlıklarıyla İslâm’a ve Müslümanlara sahip çıkmaları sebebiyle verilmiştir. Mekkelilerin ve Tâiflilerin Hz. Peygamber’e tahammül edemediği bir ortamda, Medinelilerin, Akabe Biatlarından itibaren, İslâm’ın gelişmesine yardımcı olmaları ve neticede bu dinin ilk İslâm başkenti olarak Medîne’den dünyaya yayılmasına aracılık etmeleri onların değerini ziyadesiyle arttırmıştır.

İşte ensarı bu büyük hizmetleri dolayısıyla sevmek, nasılki imanın gereği ise, onlara bu hizmetlerinden dolayı kin beslemek ve düşmanlık etmek de münafıklığın ta kendisidir.

Allah Teâlâ’nın kendilerinden razı olduğunu bildirdiği ensara, muhabbet besleyenleri, Allah da sever. Zira dostlarını sevenleri sevmek dostluk gereğidir. Aynı şekilde Allah dostları olan ensara düşmanlık edenlere de Allah Teâlâ düşmanlık eder. Çünkü dostlarına düşmanlık edene düşman olmak da dostluk gereğidir.

Burada hemen işâret edelim ki, ensardan herhangi birini, İslâm’a yâr ve yardımcı olması dolayısıyla değil de başka bir sebeple sevmeyen kimse münâfık ve kâfir sayılmaz.

Hadiste sevgi ve buğuz hedefi olarak sadece ensarın zikredilip muhacirlerden bahsedilmemesi, onların, özellikle İslâm’ın ilk yıllarında Hz. Peygamber’e (asm) ve muhacirlere kucak açmaları sebebiyle İslâm düşmanlarına hedef teşkil etmeleri olsa gerektir. Zira İslâm düşmanları, İslâm’ın gelişmesinden ensarı sorumlu tutuyorlardı. Onların desteği olmasa Müslümanlık böylesine yerleşip gelişemezdi demeye getiriyorlardı.

Aynı şekilde İslâm’a verdikleri hizmetler sebebiyle Müslümanlara kin besleyip düşmanlık edenler de Allah Teâlâ’nın düşmanlığını üzerlerine çekmiş olurlar.

Bütün bu sebeplerden dolayı ensarı Allah için sevenlerin de Allah’ın rıza ve sevgisiyle karşılaşacaklarını Sevgili Peygamberimiz (asm) müjdelemiş, böylece Müslümanlar arasında ümmet çapında bir sevgi bağının bulunması gereğine işaret buyurmuştur.

Bir kutsi hadiste şöyle buyuruluyor:

قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ : المُتَحَابُّونَ في جَلالي ، لَهُمْ مَنَابِرُ مِنْ نُورٍ يَغْبِطُهُمْ النَّبِيُّونَ وَالشُّهَدَاءُ

Allah Teâlâ; “Benim rızâm uğrunda birbirlerini sevenler için peygamberlerin ve şehidlerin bile imreneceği nurdan minberler vardır” buyurmuştur. (Tirmizî, Zühd 53)

Özetle

- Ensara sevgi beslemek iman gereğidir.

- Allah Teâlâ ensardan razı olmuştur.

- Ensara, İslâm’a yaptıkları hizmetlerden dolayı düşmanlık etmek, münâfıklık alâmetidir; Allah’ın gazabına muhatap olmak demektir.

- Müminlerin birbirlerini Allah için sevmeleri, ümmetin ilk nesli ashâb-ı kirâma ve özellikle ensara gösterilecek sevgiyi de içine almalıdır.

- Yüce Rabbimizin, kendi rızası için birbirlerini seven kullarına hazırladığı ikram ve ihsanları, herkesin beğeneceği üstün niteliklere sahiptir.

- Allah’ın nimet ve ikramına mazhar olmak bakımından peygamberler herkesten önde gelirler. (bk. Riyazü’s-Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, Peygamberimizden Hayat Ölçüleri, Erkam Yay., Hadis No: 381 ve 382).

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun