Av hayvanlarıyla avcılık:

Avlanma; köpek, pars, v.b. hayvanlarla; doğan, şahin, v.b. kuşlarla yapılıyorsa, bu avın câiz olması için şu şartların bulunması gerekir:


a. Hayvanın muallem, yani özel eğitimle ava alıştırılmış olması.


b. Avı kendisi için değil, sâhibi için yakalaması.


c. Hayvan, avın üzerine, Allah`ın adı anılarak (besmele ile) bırakılmış olması... Av hayvanlarının öğretilmiş olması; sâhibinin arzu ettiği şekilde hareket etmesi, yakaladığını yemeyip sahibine getirmesi, sâhibi saldığı zaman avın arkasından gitmesi, çağırdığı zaman da geri gelmesi demektir. Av hususunda talime kabiliyeti olmayan aslan, kaplan, ayı gibi hayvanlar ile ve necis-i ayn olan domuz ile avlanmak câiz değildir.  Sahibi için avlanmanın ölçüsü, hayvanın avdan hiçbir şey yememesidir. Peygamberimiz bu hususta: "Köpeği saldığın zaman avdan yerse, ondan yeme. Çünkü o, kendi nefsi için yakalamıştır. Onu saldığın zaman avı öldürür ve yemezse, onu ye. Zira onu, sâhibi için yakalamıştır" buyurmuştur. Avın arkasından gönderilen öğretilmiş hayvanın yanında bir başka hayvanın bulunmaması da şarttır. Mesela; Besmele çekilerek gönderilen köpeğe avı yakalamakta başka bir köpek yardım ederse, bu avın yenmesi câiz olmaz.


Adiy bin Hâtem Peygamberimize:


- Ben köpeğimi salıyorum, fakat onunla beraber, başka bir köpek daha görüyorum. Hangisinin avı yakaladığını bilmiyorum" diye sorduğunda ondan şu cevabı almıştır:


- O avdan yeme, çünkü sen başkasının değil, ancak kendi köpeğinin üzerine besmele çektin..." Avcı silâh ile vurduğu veya av hayvanı ile tutturduğu avını elde etmek için durmaksızın hemen koşmalıdır. Çünkü bu halde avı daha ölmeden elde edip boğazlamak mümkündür. Binaenaleyh, av sırasında yaralanan hayvan, avcının sebebsiz gecikmesi yüzünden boğazlanmaksızın ölecek olsa eti yenmez. Fakat, avcı hiç durmadan koştuğu halde, avını aldığı yaradan ölmüş olarak bulursa, artık onu boğazlamaya ihtiyaç yoktur.

Kategori:
3127 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun