İnternet cafe işletmek / çalıştırmak caiz midir?

Tarih: 01.07.2006 - 13:03 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

1. Herhangi bir aletin kendisi haram değildir. Örneğin televizyon gibi. Bu alet iyiye kullanılırsa helal, kötüya kullanılırsa haram olur. Bunun gibi internetin kullanılmasına göre hüküm değişir.

2. İmamı Azam'a göre bir iş yerini içki satıcısına kiraya vermek caizdir. Kiraya veren değil, onu kötüye kullanan sorumludur. Buna göre internet cafenin açılması niyeti önemlidir. Eğer bu "insanları yoldan çıkaracak şeyler yapayım" düşüncesi varsa, elbette haramdır. Ancak bu bir ticarettir. Bu vesile ile "internetin güzelliklerinden insanları faydalandırayım ve ben de ticaret yapayım" fikriyle olursa, buna haram diyemeyiz.

3. İnterneti kötüde ve haramda kullananlara da engel olunmalıdır. Çünkü iş yerimizde bilerek harama göz yummak bizi de sorumlu kılar. Ancak uyardığımız hâlde kötüye kullanan olursa, o kişiler mesul olur.

4. İnternet yoluyla İslam'a hizmet eden bir çok site vardır. Bizlerin bunlara vesile olması da bir hayırdır.

5. Özetle: bir şeyin ismi veya kendisi değil, nerede ve nasıl kullanıldığı önemlidir. Bununla beraber sizin izniniz olmadığı hâlde gizlice kötüya kullananlar olursa, sorumluluk ona aittir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

Editör (ahmet)

Mes'elenin maslah'at-i âmme ve insan iradesine ve hürriyetine saygı gibi iki önemli yönü vardır. Ebu Hanife tek başına kaldığı bu konuda daha çok hür iradeye, ama bir yönüyle de maslahata ağırlık veriyor gibidir. Ona göre:Bir müslüman arabasını ve hayvanını kilise tamiri için zimmîye (hiristiyan ve yahudi azınlığa) kiraya verebilir, kendisi ücretle çalışabilir, bunu ona içki taşımak için de yapabilir. Çünkü bu durumda yapacağı işin bizzat kendisi ma'siyet değildir. Meselâ taşımaya ücret almak günah değildir. Bu, günaha da sebep de değildir. Günah, içenin ihtiyarı ile oluşur. Zira taşımak bazan dökmek ya da sirke yapmak için de olabilir. Ama şarap için üzümü sıkmanın bizzat kendisi haramdır.

Yine Imam Azam'a göre halkının çoğu zimmî olan bölgelerde müslümanın binasını kilise olarak ya da içki satılmak üzere kiraya vermesi de caizdir. Çünkü icare (kiralama akdi) evin menfaati üzerine yapılmıştır: Böyle olduğundandır ki, sırf teslimle ücret gerekli olur. Bunda bir masiyet yoktur. Ma'siyet yani günah kiralayanın fiilindedir ve o da kendi fiilinde ihtiyar sahibidir. Ama halkının çoğu müslüman olan bölgede bunlar caiz değildir. Çünkü böyle olan yerlerde zimmilerin kilise bina etmelerine, açıktan içki satmalarına imkân verilmez: Binasını bankaya kiraya vermek de içki satışına kiraya vermek gibidir.(Vehbe, NI/581-82) Ibn Kudâme, Imam Azam'ın bu görüşünü naklederken, halkının çoğu zimmî olan bölge yerine, kırsal kesimi zikreder ve kırsal kesimde caiz olupta diğer yerlerde olmayacağının izahında Ebu Hanife'nin arkadaşları da anlaşamamıştır der ve bu meyanda havra ve kumarhaneyi de zikreder.(Ibn Kudâme, E1-Mugriî, V/552)

Imam-ı Azam'ın bu görüşünün Hanefi usûlüne yansımasına bakılırsa bu konuda kırsal kesim, ya da halkının çoğu zimmî olan bölge diye bir ayırım yapmak bile zordur. Çünkü bunun usüldeki dayanağı şu esastır: Sebeple hüküm arasındaki illet, ihtiyarı bir fiil olursa bu sebep hakiki sebeptir ve hüküm, yani fiilin sonucu ona nisbet edilmez, hükümle sebep arasındaki illete nisbet edilir. Bu yüzden meselâ, hırsıza çalacağı malın yerini gösterenden o mal tazmin edilmez.(bk. Menâfiu'd-Dekâik, 270; Mir'ât (Izmirî kenarında), N/406-407) Burada "tazmin" bir hükümdür. Illeti hırsızlık, sebebi ise malın yerinin gösterilmesidir. Hükme, yani tazmine gerekçe olan hırsızlık tamamen en muhtar birisinin fiili olduğundan hüküm sebebe, yani malın yerini göstermeye nisbet edilemez.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mübarek49

İmamı Azama göre bir iş yerini içki satıcısına kiraya vermek caizdir. Kiraya veren değil onu kötüye kullanan sorumludur . bu bilginin kaynağını öğrenebilirmiyiz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun