Hz. Azrail (as)'in bütün görevleri nelerdir?

Tarih: 08.12.2006 - 17:19 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Latif mahlukatın mühim bir kısmı da meleklerdir, “nur”dan yaratılmışlardır. Melekler “imtihan”a tabi olmadıkları için makamları sabittir. Yalnız ilahi emirlere itaat ederler. Daima hayır işler, vazifelerini yaparlar. Verilen emrin dışına asla çıkmazlar. Şerre kabiliyetleri yoktur.

Kainattaki maddi, manevi hemen bütün işlerde memurdurlar. Her varlığın “müekkel” bir melaikesi vardır. Yaptıkları işlerin ehemmiyetine göre dereceleri de birbirinden farklıdır. En büyükleri Hz. Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail aleyhimüsselamdır. Güneş ve benzeri yıldızların birer müekkel melaikesi olduğu gibi, her bir yağmur tanesinin de birer melaike ile taşındığı hadislerde mervidir.

Bu meleklerin özel görevleri olduğu gibi, her zaman yaptıkları zikir ve tesbihleri de vardır. Bu nedenle Hz. Azrail aleyhisselam he zaman azametli haliyle Allah'ı zikrediyor, tesbih ediyor.

Hem meleklerin tek bir görevi yoktur. Cebrail Aleyhisselamın peygamberlere vahiy getirmesi görevlerinden yalnızca biridir. Aynı anda biden çok iş yapabilirler. Bu konuyu Bediüzzaman Hazretleri şöyle açıklıyor:

"Hem nasılki şu kesafetli, karanlıklı, dar dünyada güneşin pek çok âyinelerde bir anda aynen bulunması gibi, öyle de: Nurani bir zât, bir anda çok yerlerde aynen bulunması meselâ, Hazret-i Cebrail Aleyhisselâm bin yıldızda bir anda hem Arş'ta, hem huzur-u Nebevî'de, hem huzur-u İlahîde bir vakitte bulunması; hem Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın haşirde bir anda ekser etkıya-ı ümmetiyle görüşmesi ve dünyada hadsiz makamlarda bir anda tezahür etmesi ve evliyanın bir nevi garibi olan ebdalların bir vakitte çok yerlerde görünmesi ve avamın rüyada bazan bir dakikada bir sene kadar işler görmesi ve müşahede etmesi ve herkesin kalb, ruh, hayal cihetiyle bir anda pek çok yerlerle temas edip alâkadarane bulunması, malûm ve meşhud olduğundan... elbette nuranî, kayıdsız, geniş ve ebedî olan Cennet'te, cisimleri ruh kuvvetinde ve hıffetinde ve hayal sür'atinde olan ehl-i Cennet, bir vakitte yüz bin yerlerde bulunup yüz bin hurilerle sohbet ederek yüz bin tarzda zevk almak; o ebedî Cennet'e, o nihayetsiz rahmete lâyıktır ve Muhbir-i Sadık'ın (A.S.M.) haber verdiği gibi hak ve hakikattır. Bununla beraber, bu küçücük aklımızın terazisiyle o muazzam hakikatlar tartılmaz."

"İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez.
Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez."

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun