Hiçbiriniz kardeşinin herhangi bir malını ciddi olarak veya şaka yoluyla almasın, anlamındaki hadisi nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Gasp, bir şeyi zulmen almak ya da haksız yere bir başkasının malına el koymaktır.

"Aranızda mallarınızı haksız yere yemeyiniz." ( Bakara, 2/188)

ayetine göre, gasp haramdır ve bunu yapan ya da buna neden olan kimse günahkar olur. Hem Allah hakkına, hem de kul hakkına girer.

Başkasına ait olan her hangi bir mala el koymak gasptır. Bu mal hak ve hukuk konusu olan her çeşit maddi varlıktır. Bu varlıklar, para, ev, mal veya benzeri olan herhangi bir şeydir.

Başkasının malını gasbedenin o malı geri vermesi, ya da ondan alınıp sahibine verilmesi gerekir. Gaspedilen bir mal değerinden bir şey kaybetmişse eksildiği kadarıyla beraber geri alınır. Gaspedilen malın telafi halinde varsa benzeri alınır. Benzeri bulunmazsa gasp ile telef günü arasındaki en yüksek değerle değerlendirilir.

Toplumsal huzuru ve güvenliği tehdit eden davranışlardan biri, haksız iktisaptır. Bu tabirle, hukukî bir sebebe dayanmadan bir şahsın mal varlığının başkası aleyhine çoğalması kastedilir.

İslâm hukuku, şahıslar arası hukukî ve medenî ilişkilerde rızâ pensibine büyük önem vermiş, izni ve rızâsı bulunmadan bir kimsenin malında tasarrufta bulunmayı, ondan kazanç sağlamayı yasaklamıştır. Meşrû bir sebebe dayanmaksızın bir mal edinme sadece yasaklanmakla kalmamış, Hz. Peygamber (asv) tarafından,

"Hiçbiriniz kardeşinin herhangi bir malını ciddi olarak veya şaka yoluyla almasın. Biriniz arkadaşının bir değneğini bile alsa, onu iade etsin." (Ebû Dâvûd, "Edeb", 93; Tirmizî, "Fiten", 3),

"Bir şeyi alan el, onu hak sahibine vermediği sürece tazminle mükelleftir." (Ebû Dâvûd, "Büyû`", 90)

buyurularak, haksız şekilde iktisap edilen şeylerin hak sahibine iadesi de istenmiştir.

İslâm hukukçularının üzerinde durduğu haksız iktisap türleri olarak; borç olmayan bir şeyin ödenmesi, başkası adına zarureten yapılan ödemeler, meselâ ortak malı veya başkasının malını korumak için yapılan ödemeler, akid olmadan ve bir ücret kararlaştırılmadan bir kimseyi çalıştırma, evinde oturma, arazisini ekip biçme, iki malın birbirine karışması veya bitişmesi gibi örnekler sayılabilir.

Bu ve benzeri durumlarda, başkasının malını veya yararını hukukî bir sebep bulunmadan iktisap eden kimsenin, aldığı şeyi hak sahibine iade etmesi dinî ve hukukî bir borçtur. Bu şekilde malı eksilen kimsenin de bunu talep hakkı vardır.

Böyle durumlarda, yargı daha çok zâhirî delillere göre hareket ettiği için, mağdur taraf çoğu zaman yargı yoluna gidemez veya hakkını ispat edemez. Fakat malına haksız kazanç karıştığına inanan kimsenin, yargı kararına bakmaksızın bu hakkı sahibine iade etmesi gerekir. Bile bile bunu yapmazsa, başlangıçta olmasa bile sonuçta gasıp hükmünü alır, malına haram karıştırmış olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun