Davudî orucu tutmak mı daha faziletli yoksa pazartesi-perşembe günleri tutmak mı? Davudî oruca niyet edersem ölene kadar bu şekilde tutmam mı gerekir? Davete icabet edilen günde oruç tutulur mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Pazartesi ve perşembe günleri tutulan oruç ile Davudî oruç mendup olan oruçlardır; kişi gücüne göre bunlardan birisini tercih edebilir.

Ashabın ileri gelenlerinden Amir oğlu Abdullah (ra) anlatı­yor:

"Ben geceleri namaz kılmaya, gündüzleri de oruç tutmaya baş­ladım. Amacım, gücüm yettiği kadar bütün ömrümü böyle geçirmek­ti. Resûlüllah (asm) durumu öğrenince beni çağırıp sordu.

— Geceleri namaz kılmaya, gündüzleri oruç tutmaya devam et­tiğin bana haber verildi, doğru mu?

— Evet, dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu:

— Ya Abdellah! Hem oruç tut, hem iftar et, hem namaz kıl, hem uyu. Çünkü bedenin senin üzerinde hakkı vardır, zevcenin de senin üzerinde bir hakkı vardır, misafirin de bir hakkı vardır. Her aydan üç gün oruç tutman sana yeter.

Ben:

— Ya Resûlellah! Bundan fazlasını tutabilirim, dediğimde bu­yurdu ki:

— O halde her hafta üç gün oruç tut.

— Daha fazlasına güç getirebilirim, dedim. Buyurdu ki:

— O halde Davud Peygamber'in orucu gibi oruç tut, fazlarını yapma.

Bunun üzerine sordum:

— Ya Resûlellah! Davud Peygamberin orucu nasıldı?

— O, bir gün oruç tutar, bir gün iftar ederdi.

diye cevap verdi."1

Davudî oruca niyet eden kişi ömür boyu bu şekilde oruç tutmak zorunda değildir; istediği kadar tutabilir.

Pazartesi ve Perşembe Günleri Oruç Tutmak:

Bu iki günde oruç tutmak müstehabdır. Çünkü Resûlüllah (asm) Efendimiz çoğu zaman bu iki günde oruç tutardı. Bununla ilgili ola­rak da şöyle buyurmuştur:

«Şüphesiz ki ameller her pazartesi ve perşembe (Allah'a) arz olunur. Allah her Müslümanı veya her mü'mini bağışlar, ancak bir­birleriyle küsü tutanları bağışlamaz. Bu ikisini geciktirin...» (yani barışıncaya kadar bağışlanmaları geciktirilir.)2

Nafile Oruçlarda Ziyafet Bir Özür Sayılabilir:

Nafile oruçlarda ziyafet iftar etmeye sebep sayılabilir. Nafile oruca niyet edip oruçlu olarak sabahlıyan kimse öğle yemeğine da­vet edilirse, orucunu bozabilir. Ne var ki bozduğu bu orucu ileride kaza etmesi gerekir. Ev sahibi, diğer bir tabirle sofra sahibi nafile oruca niyet edip oruçlu olarak sabahlar ve bazı dostlarını öğle ye­meğine davet ederse, misafirlerinin bu durumdan memnun kalmıyacaklanm tahmin ederse, orucunu bozması uygun olur.

Bu konuda Şemsü'l-Eimme El-Halvanî diyor ki:

"İleride kaza ede­ceğine güveni tamsa, orucunu bozar. Şüpheli ise bozmaması uygun olur. Bu da zevalden önce ise böyledir. Zevalden sonra ise bozma­ması daha uygundur. Ancak bozmamasında ana babaya karşı bir saygısızlık söz konusu ise, zevalden sonra da bozmasında bir sakın­ca yoktur, bilakis bozması daha uygun olur."3

Vacib ve farz oruçlarda ise ziyafet bir özür sayılmaz.

Akli dengesi bozuk olan kimse Ramazan ortalarına doğru iyile­şir, yani kendine gelirse, geçen günleri kaza etmesi gerekir. Bütün bir ay akli dengesizliği devam ederse, artık kendisine kazası gerek­mez.4 Ramazanın son gününde zevaldan sonra kendine gelse yine de kazası gerekmez. Sahih olan da budur.

Bütün bir Ramazanı baygın vaziyette geçirene, iyileşince kaza etmesi gerekir. Bunda icmâ' vardır.5

Dipnotlar:

1. Ahmed bin Hanbel: Abdullah bin Amir CR.A.)'dan. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: II/218-219.
2. Ahmed bin Hanbel: Sened-i Sahihle. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: II/222.
3. El-Muhit - Radıyüddin Serahsî - El-Mebsut - Şemsü'lr-Eimnıe Halvani
4. Mi'racü'd-Diraye, Fetâvâ-yi Hindiyye : 1/208.
5. Mi'racü'd-Diraye, Fetâvâ-yi Hindiyye: I/ 208. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: II/237-238.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun