Bize karşı düşmanca tavırlar alan (küskün ve dargın olan) insanlarla ilişkilerimiz nasıl olmalı?..

Tarih: 05.03.2007 - 13:05 | Güncelleme:

Soru Detayı
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Bir Müslüman başka bir Müslümanla üç günden fazla dargın kalmasın." tavsiyesinde bulunuyor. Fakat arkadaşlarımızın arasında yüzümüze gülüp de arkamızdan bizi vuranlar varsa veya bizim kötülüğümüz için alttan alttan iş çevirenler varsa veya bizim başarısızlığımız için uğraşıp bundan keyif alanlar varsa veya iş ortamında bizim dedikodumuzu yaptığını bildiğimiz kişiler varsa, bu gibi kişilerle ilişkilerimiz nasıl olmalı?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Toplumda bireyler arasında karşılaşılan kural, hatta hak ihlâlleri veya fikrî çatışmalar sonucunda, kişiler birbirleriyle olan ilişkilerini ya askıya almakta ya da tamamen kesmektedirler. Başka bir ifade ile birbirlerine küsmekte, darılmaktadırlar. Bu durum hemen her toplum için geçerli bir olgudur.

Âyet ve hadislerde değişik vesilelerle kardeşler topluluğu olarak nitelendirilen İslâm toplumunda elbette ilişkilerin çok sıcak ve kardeşçe olması beklenir. Ama Müslümanlar da nihayet insandır. Çok farklı sebeplerle birbirlerine kırılmış, küsmüş olabilirler. Bu durumda asıl olan, söz konusu kırgınlığın ya da dargınlığın, daha ileri boyutlara taşınması değil, kardeşlik anlayışı ve hukukunun yeniden tesisi için her bireyin çaba sarfetmesidir.

Nitekim İslâm, bu tür istenmeyen hadiselerin ortadan kaldırılması için bir dizi tedbirler almış ve bazı yollar göstermiştir. Dargınlık hâlinin bir vakıa olduğunu kabul eden dinimiz İslâm, müminler arasında vukû’ bulacak dargınlığın fazla büyütülmemesini, bu hâlin üç günü geçmemesini tavsiye etmiştir.(1) Eğer küskünlük meydana gelmiş, nefislere uyulmuşsa, Allah'ın şu emri tatbik edilir:

"Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın (mücadele edin). Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, âdil davrananları sever. Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki, size rahmet edilsin."(2)

Bu âyet, toplumu teşkil eden bireyler arasında vukû bulacak fizikî, sosyal, kültürel ve psikolojik çatışmalar sonucunda meydana gelecek anlaşmazlıklarda takip edilecek prosedüre işaret etmektedir. Anlaşmazlık vukû bulan tarafların arası öncelikle ıslaha çalışılır. Barışa yanaşmayan, aradaki anlaşmazlığı sürdüren tarafa karşı, toplumsal müeyyideler devreye sokulur. Başka bir ifade ile onunla olan bireysel bazdaki ilişkinin kesilmesi, kitlesel bir boyuta dönüştürülür.

Dipnotlar:

1. Buhârî, Edep, 57, 62; Müslim, Birr, 23, 25.
2. Hucurât, 9-10.

İlave bilgi için tıklayınız:

Müslüman'ın Müslüman'a kin duyması, küsmesi hakkında bilgi verir misiniz?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun