Bayramlaşmanın farz olduğu Kuran’da yazıyor mu?

Tarih: 03.06.2020 - 17:17 | Güncelleme:

Soru Detayı

Arkadaşlarla, tanıdıklarla bayramlaşmazsak günaha gireriz diye biliyorum. Acaba Kuran’da farz mı kılınmış? Bayramlaşmanın bir sevabı var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslam dininde ramazan ve kurban olmak üzere iki bayram vardır. Arapça’da îdü’l-fıtr ve îdü’l-adhâ şeklinde adlandırılan her iki bayram da hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. (Müsned, 3/103, 235, 250; Ebu Davud, Salat, 245)

Bir hadiste de bayram gecelerini ihya etmenin ayrı bir fazileti olduğu ifade edilmiştir. (İbn Mace, Sıyam, 68)

Dinî ve sosyal olmak üzere iki yönü bulunan ramazan ve kurban bayramı kutlamaları Asr-ı saadet’te musalla adı verilen geniş bir alanda, kadınların ve genç kızların da (Tirmizî, Cuma, 36) katıldıkları bayram namazı ile başlardı.

Hz. Peygamberin (asm), bayramların kalabalıkla ve büyük bir coşku içinde kutlanmasını arzu ettiği hatta bu arada silahlarla yapılan folklorik gösterilere dahi izin verdiği ve Mescid-i Nebevî’nin toprak zemini üzerinde bir grup Habeş’in oynadığı mızrak-kalkan oyunlarını eşi Hz. Aişe validemiz ile birlikte seyrettiği bilinmektedir. (bk. Buhari, İdeyn, 2, 3; Müslim, Salatü’l-îdeyn, 16, 17)

Peygamber Efendimizin, Ramazan bayram günü evinden çıkmadan hurma yediğini ve bundan kaynaklanan bir tatlı adetinin sünnete uygun olduğunu belirtmekte fayda var. Aynı şekilde Kurban bayramı günü, bayram namazı kılıncaya kadar bir şey yemediği, bayram namazından sonra ilk yediğinin kurban eti olması da mümkünse taklit edilmesi faziletli bir sünnet olarak kaynaklarımızda belirtilmektedir.

Bayramlardaki ibadetler ve onların şekliyle ilgili hadisler, Hz. Peygamberin ve sahabenin nasıl hareket ettiklerine dair bazı ipuçları vermektedir. Bu hadislerden anlaşıldığı gibi; Hz. Peygamberin sağlığında bayramlarda yeni elbiseler giyilmesi, günaha yer verilmeyen eğlenceler düzenlenmesi, neşe ve sevinç içinde bayramların kutlanması adetleri vardı.

Salih bir amel işlemiş olmanın ve gerek Ramazan’da gerekse Kurban’da bu ameller sebebiyle affedilmiş ve rahmete muhatap olmuş olmanın sevinciyle, تقبل الله منا ومنكم - Takabbelellah minna ve minküm - Allah, bizden ve sizden kabul buyursun şeklinde, sünnette yer alan ve sahabenin de uyguladığı bir bayramlaşma ifadesi bize bayramın ana sebebini de anlatır. (İbn Hacer, Fethu'l-bari, 5/119)

Bundan sonrası artık adetlere ve bölgelere göre değişen, farklı ancak helal eğlence şekilleriyle bayramların geçirilmesi de yine sünnete uygundur yani dinen caizdir. Özellikle çocukların bugünlerde eğlenmesi, zihinlerinde İslam kültürünün yer etmesi bakımından çok önemlidir.

Müslümanların, en önemli sevinç günleri olan ve bizzat Hz. Peygamber tarafından ilan edilen ramazan ve kurban bayramlarında birbirlerini tebrik etmeleri, el sıkışmaları, küçüklerin büyüklerin ellerini öpmesi, yemek ve tatlı ikram etme, hediyeleşme şeklindeki uygulamaları zaman içinde gelişerek meşru gelenek halini almıştır.

Bayramlaşmanın hükmüne gelince, gerek Kuran gerekse Hz. Peygamber aleyhisselatü vesselamın sünnetinde bayramlaşmanın farz veya vacip olduğuna dair her hangi bir işaret bulunmamaktadır. Buna ancak sünnet ve güzel adetler diyebiliriz.

Sünnet niyetiyle yapılan bayramlaşmalar sıla-ı rahim ve muhabbete vesile olduğu için sevaptır. Meşru olan eğlence ve ikramlar ise mubah sayılmaktadır. Ayrıca Allah Resulü yaptı diye yapılan her davranış ibadet yerine geçmektedir.

bkz.
İbn Hacer, Fethu’l-bârî (Sa‘d), V, 111-158.
Aynî, ʿUmdetü’l-kārî, Kahire 1392/1972, V, 363-417.
İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-ḳadîr, II, 71-79.
Şirbînî, Muġni’l-muhtâc, I, 230, 315.
Dihlevî, Hüccetullāhi’l-bâliġa (nşr. Seyyid Sâbık), Kahire, ts. (Dârü’l-kütübi’l-hadîse), I, 145-146; II, 479.
Desûkī, Hâşiye ʿale’ş-Şerhi’l-kebîr, Beyrut, ts. (Dârü’l-Fikr), I, 333-334.
İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 168, 375-376.
Azîmâbâdî, ʿAvnü’l-maʿbûd, III, 485-486.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun