- Türkiye’de nüfusun yaşlanması ve doğum oranlarının düşmesi üzerine yapılan tartışmalarda, iki uç yaklaşımın da hatalı olduğunu düşünen dindar bir gencim. Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünde okuyorum.
- Bir tarafta, kadının tek görevinin annelik olduğunu savunup eğitime toptan karşı çıkanlar var (üstelik bunların önemli bir kısmı dindar çevrelerden). Diğer tarafta ise aileyi bir “hapishane” olarak görüp onu işlevsizleştirmeyi savunan modern yaklaşımlar bulunuyor.
- Benim itirazım her iki uca da yöneliktir.
- Kadınların fabrikalarda ucuz iş gücü olarak sömürülmesine, çalışmanın bir “hak” olmaktan çıkıp “zorunluluk” hâline getirilmesine karşıyım. Ancak bir kadının nitelikli eğitim alarak doktor, mühendis, psikolog gibi mesleklerde topluma hizmet etmesine de karşı değilim. Burada asıl mesele “nitelikli iş gücü” ile “modern kölelik” arasındaki farktır.
- Anne babaların çocukları için kurduğu “altın bilezik” hayali de tam olarak bu nitelikli var oluşu hedeflemez mi? Bunun için fedakârlık yapılmaz mı?
- Bu noktada dindar camianın bir kısmının meseleyi yanlış okuduğunu düşünüyorum. Annelerinin tarlada erkeklerle iç içe, ağır şartlarda çalışmasına ses çıkarmayanların; bugün profesyonel çalışma ortamlarında vakarını koruyarak, ağırbaşlılıkla çalışan dindar kadınları “erkekleşme” ile itham etmesi açık bir tutarsızlıktır.
- Eğitim sadece iş sahibi yapmaz; toplumu okuyabilen, bilinçli nesiller yetiştirebilen bireyler inşa eder. Burada yıkıcı olan “kariyer hırsı”dır, azim değildir. Hırs kör eder, azim ise tamir eder. Eğer bir kadına Allah tarafından toplumdan ayrışan bir kabiliyet verilmişse, bunu vakarını koruyarak toplum lehine kullanması israf değil, emanettir.
- Bu bağlamda şu soruları sormak istiyorum:
A) İslam kadına “Sen otur, sadece çocuk bak, kendi yolunu çizme, meslek edinme” mi der? (Bir yazınızda kadın için esas olanın çalışmaması olduğunu belirttiğiniz için soruyorum.)
B) Nüfus sorununda tek “günah keçisi” kadının eğitimi midir? İstatistikler, eğitimli erkeklerin de kendileri gibi nitelikli kadınlarla daha geç evlendiğini gösteriyor. “Evlilikte denklik” ilkesi ortadayken neden mesele yalnızca kadın üzerinden okunuyor?
- İslam’ın nüfus meselesine bakışı nedir?