Acaba cehenneme gidecek insanların ruhunda, kötü ruh kaynağı gibi bir yerden eklenmiş bir parça olma ihtimali var mıdır? Bu konuda ne diyorsunuz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bildiğimiz kadarıyla “insanların ruhunda, kötü ruh kaynağı gibi bir yerden eklenmiş bir parça” yoktur. Ruh yalnız bir tanedir.

İmtihanın olabilmesi için insanın iç aleminde -biri iyilik, diğeri kötülük isteyen- zıt kutupların olması gerekir. Bu mekanizma, iyilikten hoşlanan kalp, akıl ve ulvî duygularla, kötülükten hoşlanan nefis, kör hissiyat ve süflî duygulardan oluşmaktadır. Bu zıt arzuların gerçekleşmesi ise, insanın özgür iradesine bağlıdır. Kişi, hangi tarafı tercih ederse, onu yapar ve tabii ki sonuçta ceza veya mükâfat görür.

Kur’an’a göre, iyiliği de kötülüğü de / hayrı da şerri de yaratan Allah’tır. Ancak icat noktaları barındırmayan “Kesp”/ insanların işlemesiyle meydana gelen kazanç, insanın kendisine aittir. Bununla beraber, kötülükler genellikle ademî oldukları, bir iyiliği terk ile var oldukları için insanın kendisine verilebilir. Fakat, iyilikler genellikle vücudidir, bir varlıktır, yaratılması gereken belli icadî noktaları vardır; bu sebeple yüzde doksan dokuzu Allah’ın lütuf ve inayetine bağlı olarak ancak gerçekleşebilir.

İnsanın özgür iradesini askıya alacak kötülüğe meyyal bir genetik kodlamanın varlığına dair düşünceler tamamen bir spekülasyondur, imtihan için gerekli olan ilahî adaleti göz ardı eden bir yaklaşımın ürünüdür. Genetik kodlarda iyiliği ve kötülüğü simgeleyen bazı hususlar olabilir, ancak bunlar insanın özgür iradesini tamamen ortadan kaldıracak bir boyutta olduğunu düşünmek asla doğru değildir.

Kader noktasında hayrı da şerri de yaratan Allah'tır. Fakat imtihana tabi tutulanlar da birer kukla değildir. O kötülüklerin meydana gelmesinde onların payı vardır. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: İnsanları ilgilendiren konularda, her olayın iki yönü vardır:

Birisi: Allah'ın yaratmasına bakan icat noktalarıdır. Yani hayrın da şerrin de yaratıcısı Allah'tır.  Tevhit / Allah'ın birlik sıfatı bunu gerektiriyor.

Diğeri: İnsanların kazancına bakan ve içinde yaratma işi olmayan tasarruflar, meyiller ve Allah'ın yaratmasına bir vesile hükmünde olan şeylerdir. Özgür bir iradeyle imtihanın yapılmasını sağlamak ve sonuçtan insanları sorumlu tutmak ve adaletin gerçekleşmesi adına kula bu cüzi irade verilmiştir.

Söz gelimi, ortada bir hastalık varsa, onun yaratıcısı Allah'tır. Fakat icat noktaları içermeyen yönleri ise insana aittir. Mesela, terli terli soğuk su içmek bir suistimaldir, neticesinden sorumlu olan insanın kendisidir. Bademciklerinin şişmesinden, grip olmasından kendisi sorumludur. Fakat hastalığı yaratan Allah'tır. Edepli olan kimse, Hz. İbrahim (as) gibi, vesilelik yönüyle kötülüğün kendisine, yaratıcılık yönüyle de iyiliğin Allah'a  ait olduğunu düşünür ve: "Ben hastalandığım zaman bana Allah şifa verir."(Şuara, 26/80) der.

Eğer böyle düşünmezsek, o takdirde, kolumuzu, bacağımızı kıran, malımızı çalan, hatta bir insanı öldüren kimseye kızmamamız gerekir. Ve Allah'ın da bunlara ceza vermemesi lazım gelir.

"De ki: Rabbinizden gelen hak / gerçek budur. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin."(Kehf, 18/29)

Kul, bir işi yapmak için cüzi iradesini sarf ettikten sonra, o işe küllî irade taallûk eder ve o fiil yaratılır. Mesela bir insan konuşmayı ancak dileyebilir. Fakat insanı konuşturan yine Allah'tır. İnsan ders çalışmak ister. Ancak ders çalışması için görme fiilini, anlama fiilini, yazma fiilini yaratan Allah'tır. İşte bundan dolayıdır ki insanın cüzi iradesi sadece istemekle kayıtlıdır. İstediğimiz fiilleri yaratan yine Cenab-ı Hakk'tır. Bundan dolayı ki insan işlediği hayırlı fiilleri kendine mal etmesi, yani ben yaptım ben ettim demesi doğru değildir.

Özetlemek gerekirse, isteyen insandır, yaratan Allah'tır.

İlave bilgi için tıklayınız:

Cüz'î İrade ve Allah'ın yaratması...

İyilik Allah'tandır, kötülük nefistendir...

Günah işleyen bir kişi kendi iradesine uyarak mı günah işler, yoksa onu yapmaya mecbur mudur?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR