Peygamber Efendimiz 3 gün orucunu açamadığı oldu mu?

Tarih: 12.06.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bu bilgi doğru mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evet, Hz. Peygamber (asm) Efendimizin üç gün orucunu hiç açmadığı olmuştur. Buna visal orucu denir.

Ancak Peygamber Efendimizin yiyecek ve içecek bulamadığı için üç gün orucunu açamadığı şeklinde bir bilgi bulamadık.

İki veya daha fazla günü iftar etmeksizin oruçlu geçirmeye visal orucu denir.

Rivayetlerde visal orucunun iki şeklinden bahsedilmektedir:

Bunlardan biri visal orucunun sahurdan bir sonraki günün sahur vaktine kadar tutulmasıdır. Diğer şekli ise iki, üç veya daha fazla gün üst üste iftar ve sahur etmeden oruç tutmaktır.

Visal orucunu tutma şeklinden biri rivayette şöyle geçmektedir. Ebu Saîd el-Hudrî’nin rivayetine göre Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurdu:

“Sizler, orucunuzu diğer günün orucuna eklemeyiniz. Sizden her hangi biriniz bir günün orucunu diğer günün orucuna eklemek isterse, nihayet sahur vaktine kadar ulaştırsın.” (Buhârî, Savm, 47, 49; Ebu Davud,  Savm, 25, 30)

Bu uygulama orucun farz olduğu ilk zamanlarda devam etmiş ileriki süreçte orucun başlangıç ve bitiş zamanı yeniden düzenlenmiş iftarla sahur arasında yeme içme ve ailevî ilişki (bk. Bakara, 2/187) serbest bırakılmış itikaf halinde olanlar mescitte olacakları için aynı ayette bu fiil yasaklanmıştır.

Visalin bir diğer şekli ise iki, üç veya daha fazla gün üst üste iftar etmeden oruç tutmaktır.

Ebu Hüreyre’den rivayet edildiğine göre; Allah Rasûlü ashabını, oruçları birbirine eklemeyi yasakladı. Sahabeden biri Rasûlüllah'a hitaben “Ey Allah’ın Rasûlü! Sen bir günün orucunu, diğer günün orucuna ekliyorsun!” dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah “Sizin hanginiz benim gibidir? Ben, Rabbim yedirmiş ve içirmiş olarak gecelerim” buyurdu. Fakat sahâbîler bu uyarıya rağmen orucu birbirine eklemekten vazgeçmediler. Rasûlüllah da iki gün arka arkaya oruç tutturdu. Üçüncü gün hilali gördüler. Bunun üzerine Rasûllülah orucu birbirine eklemekten vazgeçmek istemeyenleri cezalandırmak ister gibi “Şayet (Şevvâl hilali) görünmeseydi, oruçları birbirine eklemeye devam edecektik” buyurdu.” (Buhârî, Savm, 49, Temenna, 8; Müslim, Sıyam, 59)

Hz. Peygamberin iki, üç veya daha fazla gün iftar etmeden oruç tutma konusunda sahabesini sakındırmasına rağmen yine de tutanlar olmuştur.

Hz. Peygamber’in bu menedici ifadelerine rağmen bazı sahabilerin visal orucunda ısrar etmesi bu orucu tutmanın haram olmadığına delil kabul edilmiştir. Şayet Hz. Peygamber’in ifadelerinden ashabı haram olduğunu anlamış olsalardı bu orucu tutmazlardı ve onları farklı ifadelerle bundan sakındırırdı. Onların Hz. Peygamber’in ifadelerini “Bu şekilde oruç tutmak zordur, bu konuda benimle de kendinizi kıyaslamayın ve kendinize eziyet etmeyin” şeklinde adeta bir tavsiye olarak anladıkları anlaşılmaktadır.

Hz. Peygamber Efendimiz, visal orucundan sakındırma ifadesini bir tavsiye olarak alıp da visal orucu tutanları bu konuda kendisiyle kıyaslanmamasını istemektedir.

Hz. Peygamber’in, “Ben sizin gibi değilim, Rabbim beni yedirir ve içerir” ifadesi daha sonraki alimler tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bunlardan biri maddî anlamda olup Allah Teâlâ, Peygamber’ini gündüz veya gece yedirir içirir ve bu yeme içme onun orucunu bozmadığı gibi visal orucuna da zarar vermez, şeklindedir. Fakat sahabilerin bunu maddî olarak yedirilme ve içirilmesi olarak anlamadıkları görülmektedir. Eğer Hz. Peygamber’in Allah Teâlâ tarafından maddî olarak yedirildiğini ve içirildiğini anlasalardı kendileriyle kıyaslayıp visal orucu tutmazlardı.

Hz. Peygamber’in Rabbi tarafından yedirilme ve içirilmesi diğer peygamberde de olduğu maddî ve manevî zorlukların üstesinden gelebilecek, diğer insanlara göre biraz daha dirayetli yaratılmalarıdır. Bu da tebliğ vazifesini hakkıyla yapabilmenin bir gereğidir.

Sahabe, her konuda olduğu gibi visal orucu konusunda da Allah Rasûlünü örnek almak istemişlerdir. Çünkü sahabe çok iyi bilmekteydi ki Hz. Peygamber de kendileri gibi acıkır ve susardı. Fakat Hz. Peygamber, her konuda olduğu gibi ibadet konusunda da ümmetini aşırılıklardan sakındırarak bu durumun onlardan meydana getireceği bıkkınlığın da önüne geçmiş olmaktaydı.

İlave bilgi için tıklayınız:

VİSAL ORUCU

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun