Rüya yolu ile haber almak isteyen hangi ayeti okusun?

Tarih: 14.09.2026 - 11:42 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bir kimse rüyada her türlü haber almak ister ise, Enam suresi 103. Ayet-i kerimeyi 21 defa okursa, rüya yolu ile haber almak isteyen kimse veya istenen şey hakkında bilgi verilir.
اَّ تُدْرِكُهُ الأَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الأَبْصَارَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ
“Lâ tudrikuhul ebsâru ve huve yudrikul ebsâr(ebsâra) ve huvel lâtîful habîr(habîru).”
“Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”
Kaynak: Şerhu esrari esmaul husna (Abdurrahman Sami Niyazi (kaddesallahu sırrahu)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, ilgili eserde Enam Suresi 103. ayetin 21 defa okunması halinde rüyada istenilen kişi veya şey hakkında bilgi alınacağına dair bir açıklama göremedik.

Bununla birlikte ilgili eserde “el-Habîr” ismi açıklanırken şu ifadeler yer almaktadır:

“el-Habir: Gizli ve açık olanı, kalbi, ruhu, aklı, dünya ve ahiret işlerinin tamamını bilen ve bunlardan haberdar olan anlamındadır.

Kulun vazifesi: İçini tarikatla ıslah ve aydınlatmak, dışını şeriat sırrıyla ölçmek ve temizlemektir.

İstifadesi: el-Habîr ismine günde 812 kere devam eden ruhaniyet ve keşfe erişir. Bir kişinin baskısı altında olan kimse kurtulur. Uykuya varmadan 7 defa “Yaratan hiç bilmez mi? O, Latîf’tir, Habîr’dir.” mealindeki أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ Mülk Suresi 14. ayeti okursa, dilediğini ve istihare ettiği şeyi rüyasında görür.”

Dolayısıyla eserde tavsiye edilen ifade, Enam Suresi 103. ayet değil, Mülk Suresi 14. ayette geçen bu cümledir. Eserde bunun uykuya yatmadan önce yedi defa okunması hâlinde kişinin dilediğini veya istihare ettiği şeyi rüyasında görebileceği belirtilmektedir.

Ancak ister soruda zikredilen Enam 103. ayetin 21 defa okunması şeklindeki uygulama, ister eserde geçen Mülk 14. ayetini yedi defa okunması şeklindeki uygulama olsun, bunları ayet veya sahih hadisle sabit olmuş dinî bir uygulama olarak değerlendirmek doğru değildir. Bunlar müellifin tecrübesi, müşahedesi, keşfi veya tasavvufî kanaati olarak aktarılmış olabilir. Allah Teâlâ kendisine böyle bir lütufta bulunmuş da olabilir; ancak bundan herkesin aynı uygulamayı yaptığı takdirde aynı sonucu elde edeceği şeklinde genel bir hüküm çıkarılamaz.

Bu sebeple söz konusu bilgiyi “ayet ve hadisle sabit bir uygulama” şeklinde sunmak doğru olmaz. En fazla müellifin tasavvufî tecrübe veya keşif olarak aktardığı bir bilgi şeklinde nakledilebilir. Dinin kesin olarak tavsiye ettiği bir amel şeklinde sunulmamalıdır.

Ayrıca rüya yoluyla haber alma meselesinde de dikkatli olmak gerekir. Rüyalar bazen doğru işaretler taşıyabilir; ancak rüyada görülen bir bilgi, dinî veya dünyevî bir konuda kesin delil kabul edilmez. Özellikle kayıp bir kimse, gelecekte meydana gelecek bir olay veya gizli bir mesele hakkında rüyaya dayanarak kesin hüküm vermek doğru değildir.

Rüyalar farklı şekillerde olabilir:

Birincisi, Allah’tan bir müjde niteliğinde olan salih ve güzel rüyalardır. (Müslim, Rüya, 3)

İkincisi, şeytanın insanı üzmek veya korkutmak amacıyla gösterdiği kötü rüyalardır. (Buhari, Ta‘bîr, 2; Tirmizî, Rüya, 4)

Üçüncüsü ise kişinin gündüz meşgul olduğu, düşündüğü veya zihninde taşıdığı şeylerin etkisiyle gördüğü rüyalardır.

Peygamberler hariç, diğer insanların gördükleri rüyalar tabir edilebilir. Ancak kişinin gördüğü rüyanın gerçekte hangi türden olduğunu kesin olarak bilmesi mümkün değildir; yapılan tabirler birer yorum, kanaat ve tahminden ibarettir. Bu sebeple rüyalar, özellikle gaybî ve önemli konularda kesin bir bilgi kaynağı kabul edilmemelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun