Enbiyâ Suresi 101., 102. ve 103. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
Enbiyâ Suresi
101.-102.-103. Ayetler
اِنَّ الَّذٖينَ سَبَقَتْ لَهُمْ مِنَّا الْحُسْنٰٓىۙ اُو۬لٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَۙ ﴿١٠١
لَا يَسْمَعُونَ حَسٖيسَهَاۚ وَهُمْ فٖي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ ﴿١٠٢
لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُؕ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذٖي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ ﴿١٠٣
Meal
﴾101﴿ Daha önce bizden en güzel sonucun vaadini almış olanlara gelince, işte onlar cehennemden uzak tutulurlar.
﴾102﴿ Onlar cehennemin uğultusunu işitmezler, canlarının istediği nimetler içinde ebedî olarak kalırlar.
﴾103﴿ En büyük dehşet bile onları tasalandırmaz. Melekler onları, “İşte bu size vaad edilmiş olan (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılar.
Tefsir
“En büyük dehşet”ten maksat, öldükten sonra dirilme, hesap verme ve cezayı içeren kıyamet gerçeğidir. Bu dünyada Allah’a iman edip erdemli işler yapanlar o günün dehşetinden etkilenmeyeceklerdir. Zira onları melekler karşılayacak ve “İşte bu size vaad edilmiş olan mutlu gününüzdür” diyerek müjdeler vereceklerdir. Nitekim başka bir âyete göre de dünyada Allah’a inanıp O’nun dosdoğru yolunda yürüyenleri kıyamet gününde melekler karşılayacak ve onlara korkmamalarını, tasalanmamalarını, kendilerine vaad edilen cennetlerle sevinmelerini söyleyeceklerdir (Fussılet 41/30-33).
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 703 vd.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Enbiyâ Suresi 82. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Yûnus Suresi 99., 100., 101., 102. ve 103. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Enbiyâ Suresi 18., 19. ve 20. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Enbiyâ Suresi 62. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Enbiyâ Suresi 63. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Enbiyâ Suresi 64. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Enbiyâ Suresi 65. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Enbiyâ Suresi 7. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Enbiyâ Suresi 8. ve 9. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Enbiyâ Suresi 24. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?