A'râf Suresi 75., 76., 77., 78. ve 79. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
A'râf Suresi
75.-76.-77.-78.-79. Ayetler
قَالَ الْمَلَأُ الَّذٖينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِهٖ لِلَّذٖينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ اَتَعْلَمُونَ اَنَّ صَالِحاً مُرْسَلٌ مِنْ رَبِّهٖؕ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلَ بِهٖ مُؤْمِنُونَ ﴿٧٥
قَالَ الَّذٖينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا بِالَّـذٖٓي اٰمَنْتُمْ بِهٖ كَافِرُونَ ﴿٧٦
فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَلٖينَ ﴿٧٧
فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا فٖي دَارِهِمْ جَاثِمٖينَ ﴿٧٨
فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَةَ رَبّٖي وَنَصَحْتُ لَكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُحِبُّونَ النَّاصِحٖينَ ﴿٧٩
Meal
﴾75﴿ Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf gördükleri kesimden inananlara dediler ki: “Siz Sâlih’in, rabbi tarafından gönderildiğine gerçekten inanıyor musunuz?” Onlar da, “Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inanırız” dediler.
﴾76﴿ Büyüklük taslayanlar ise, “Biz de sizin inandığınızı inkâr ediyoruz” diye karşılık verdiler.
﴾77﴿ Derken, o deveyi keserek öldürdüler, böylece rablerinin emrinden dışarı çıktılar ve “Ey Sâlih! Eğer sen gerçekten peygamberlerden isen, bizi tehdit ettiğin azabı bize getir!” dediler.
﴾78﴿ Bunun üzerine onları o dehşetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yere serildiler.
﴾79﴿ Sâlih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
Tefsir
Kur’an’da yeri geldikçe eski toplumların, gurur ve kibre kapılarak hak dini kabul etmemekte direnip büyüklük taslayan zorbaları hakkında müstekbir; bunların zayıf ve âciz gördüğü, baskı altına alıp yönlendirmek istedikleri kitle hakkında da müsted‘af deyimleri kullanılır. İşte zorbalar kesimi, Sâlih’e inananlar arasındaki yoksul ve kimsesiz müminleri inançları dolayısıyla kınamış; onların inandığı şeyleri kendilerinin reddettiklerini açıkça bildirmişlerdir.
Sonunda kibir ve inatları yüzünden basîreti bağlananlar, verdikleri sözü çiğneyerek deveyi kestiler. Bu, onların asla yola gelmeyeceklerinin açık bir ifadesiydi. Bu sebeple şiddetli bir depremle eski inkârcı kavimlerin âkıbetine mâruz kaldılar. Fahreddin er-Râzî, 79. âyetteki sözleri, inkârcıların helâk olması üzerine Sâlih peygamberin üzüntüsünden dolayı söylemiş olabileceğini belirtir (XIV, 167).
Bir rivayette Resûlullah’ın Hicr’de bulunduğu bir sırada Hicr halkının başına gelenlerden duyduğu üzüntüyü dile getiren ve yanındakileri, bu olaydan ibret alıp ders çıkarmaya teşvik eden sözler söylediği belirtilmektedir (Buhârî, “Megāzî”, 80; Müslim, “Zühd”, 38; Müsned, II, 58, 72).
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 549-550
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- A'râf Suresi 60. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 65., 66., 67., 68. ve 69. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 88. ve 89. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 144. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 2. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 90., 91., 92. ve 93. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 115. ve 116. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 113. ve 114. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 151. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 1. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?