Bakara Suresi 225. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
Bakara Suresi
225. Ayetin Aslı
لَا يُؤَاخِذُ كُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ فٖٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُ كُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْؕ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَلٖيمٌ ﴿٢٢٥
Meali
﴾225﴿ Yeminlerinizin kasıtlı olmayanlarından dolayı Allah sizi sorumlu kılmaz, fakat kalplerinizin yöneldiği yeminden sizi sorumlu tutar. Allah çok bağışlayıcıdır, aceleci değildir.
Tefsiri
İslâm’dan önce kutsal kabul edilen, büyük ve önemli bulunan birçok şeye yemin edilirdi. İslâm bunları yasakladı ve yalnızca Allah üzerine “vallahi, billahi, tallahi” şeklinde yemin edilebileceği kaidesini getirdi. Allah üzerine yapılan bu yeminin mânası “Doğru söylediğime, dediğimi yapacağıma... Allah’ı şahit kılıyorum” demektir. Bunu söyleyen kimse ya ne dediğini bilerek, farkında olarak, sonucunu hesap ederek söylüyordur ya da alışkanlık icabı bu söz ağzından çıkıyordur. Tefsircilerin çoğuna göre ikincisi, âyette “lağv” kelimesiyle ifade edilen ve bizim “kasıtsız” diye tercüme ettiğimiz yemindir. Böyle yeminlerde sorumluluk yoktur; yani günahı kefâretle telâfi etme mecburiyeti yoktur.
Bunun dışında üç çeşit daha yemin vardır:
a) Yalan yere yemin (gamûs);
b) Bir fiil veya tasarrufu bir başka şeyin (şartın) gerçekleşmesine bağlayan (ta‘lik) yemin;
c) Bir haber, bilgi veya vaad doğru olmadığı halde öyle zannedilerek yapılan yemin.
Bu âyette “kalbin yöneldiği, azmettiği” diye ifade edilen, bir başka âyette ise “...Fakat bilerek ettiğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar.” (bk. Mâide 5/89) şeklinde açıklanan yeminler aynıdır ve bu üç yemin çeşidini içine almaktadır. Bu yeminlerin sorumluluğu, Mâide âyetinde bildirilen kefârettir. Hanefîlere göre ise sorumluluğu bulunmayan (lağv) yemin, yalan ve asılsız olduğu bilinmeyen –böyle bir kasıt bulunmadan– bir konu üzerine yapılan yemindir.
Bu yemine hem dil alışkanlığı yüzünden ağızdan çıkan yeminler, hem de doğru zannedildiği için yapılan yeminler girmektedir, bunların günah veya kefâret şeklinde bir sorumluluğu yoktur.
Geriye iki yemin kalır:
1. Bilerek yalan yere yemin etmek. Bu büyük günahtır ve kefâretle telâfi edilemez; tefsir etmekte olduğumuz âyette geçen “kasıtlı yemin” budur.
2. Bir şarta bağlı fiillerle ve tasarruflarla ilgili yeminler. Bunların da bozulması, yerine getirilmemesi halinde sorumluluğu kefârettir ve Mâide âyetindeki “bağladığınız yeminler”den maksat yalan yere yemin değil işte bu yemindir.
Kaynak: bk. DİB., Kur'an Yolu Meal ve Tefsir, I, 356-357.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Mâide Suresi 89. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mücâdele Suresi 1., 2., 3. ve 4. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Vâkıa Suresi 75., 76., 77., 78., 79., 80. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Âl-i İmrân Suresi 76. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Blöf yeminine kefaret gerekir mi?
- Mâide Suresi 106., 107. ve 108. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Rahmân Suresi 46., 47., 48., 49., 50., 51., 52., 53., 54., 55., 56., 57., 58., 59., 60., 61., 62., 63., 64., 65., 66., 67., 68., 69., 70., 71., 72., 73., 74., 75., 76., 77., 78. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mâide Suresi 53. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Nahl Suresi 91. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hac Suresi 25., 26., 27., 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36., 37. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?