Mavi renk büyü ve sihire karşı koruyucu mu?

Soru Detayı

1. Kafir cinlerin kullanılması dışında sihir var mı?
2. Mavi renk sihire karşı koruyucuymuş diye duydum. Bu bilgi Efendimizden (asm) gelen bir rivayete mi dayanıyor. Bu mavi renk eğer varsa cinlerin devreye girmediği sihir çeşitlerine, tılsım ve nazara karşı mı korur? Cinlere ve şeytanlara, dua ve ayet dışında, ne renk işler ne duvar ne de cam.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Sihir cinlerden ayrı bir olgudur. Bazen cinlerden de öğrenilerek veya onların da yardımını alarak yapılan sihirler de olabilir. Fakat prensip olarak sihir, büyü  daha çok cinlerin dışında yapılan bir düzenbazlıktır.

Sihir, "sebebi ve kaynağı gizli olan, batılı hak, hayali hakikat gösteren büyü, gözbağcılık" gibi anlamlara  gelir. (Razi, Bakara:102. ayetin tefsiri)

Keza,  Kuran’da, Hz. Musa’ya karşı  çıkan Firavun’un sihirbazlarının ortaya koyduğu manzaradan bahsedilirken, cinlerden söz edilmemektedir. Bilakis onların kendi maharetleri olarak ortaya koydukları ‘göz bağcılığı’ndan söz edilir. (bk. Ta Ha, 20/56-74)

Eğer sihir yapımı cinlerin eseri olsaydı, mutlaka onlardan da söz edilirdi.

Bununla beraber, sihrin bazı ürünlerinin, cinlerin mahareti olduğu da kabul edilmektedir.

- Cahiliye döneminde de sihir yaygındı; cincilik, kehanet, fal okları atmak, yıldızlara bakmak, küçük kareler çizip içlerine harf veya sayı yazmak, düğüm atmak ve üflemek gibi sihir çeşitleri uygulanmaktaydı ve bütün bu işler putperestlikle birlikte yürütülüyordu. Araplar sihirbazlardan çekinir ve onlara saygı duyarlardı.

- Özellikle eski dönemlerde Firavun gibi hak dine karşı mücadele verip onu başarısız kılmaya kalkışanların sihir ve sihirbazlardan yararlanma yoluna gitmesi; ayrıca müşriklerin, Hz. Peygamber'in (asm) ve İslam'ın başarısını sihir diye niteleyerek gölgelemeye çalışmaları sebebiyle Kuran-ı Kerîm ve hadislerde de sihir konusuna yer verilmiştir.

“Onlar, Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurduğu şeye uydular. Oysa Süleyman hiçbir zaman kâfir olmadı. Fakat insanlara büyüyü ve Babil'de Harut ile Marut'a indirileni öğreten şeytanlar kâfir oldular. Oysa o iki melek 'Biz imtihan için gönderildik; sakın kâfir olmayın' demeden kimseye bir şey öğretmezlerdi. Onlar ise, bu iki melekten, karı ile kocanın arasını açacak şeyler öğreniyorlardı. Gerçi Allah'ın izni olmadıkça onlar hiç kimseye zarar veremezler. Fakat onlar, kendilerine yarar değil, zarar getirecek şeyleri öğreniyorlardı. And olsun, o büyüye müşteri olan kimsenin ahirette hiçbir nasibi olmadığını onlar da biliyordu. Ruhlarını ne kötü bir şeye sattılar! Keşke bunu da bilselerdi.” (Bakara, 2/102) mealindeki ayette (insi ve cinni) şeytanlardan da söz edilir. (Razi, a.g.y).

Bazı alimler, sihir kavramı içine giren bütün uygulamaları sekiz madde altında toplamıştır:

1. Keldânîler'in sihri. Yıldızperestliğin hakim olduğu, dünyanın yıldızlar tarafından yönetildiğine inanılan bu kültürde, tılsım da denilen bu sihir çeşidinin gök cisimlerinin yardımıyla yapıldığına inanılırdı.

2. Güçlü rûh (nefis) sahiplerinin sihri. Bazıları, insanın ruhu uygun biçimde eğitilirse gizli şeyleri görecek düzeyde duyu, algı ve irade gücünün geliştirilebileceğini ve bu sayede birçok gizli bilgiler öğrenebileceğini ve birçok harika gibi görünen işler başarabileceğini söylerler.

3. Yerdeki ruhlardan (kafir cinlerden, şeytanlardan) yardım alınarak gerçekleştirilen ve insan ruhunun bu ruhlarla veya cinlerle bağlantı kurması suretiyle yapıldığına inanılan sihir.

4. El çabukluğu ve algı yanıltmaları şeklinde ortaya çıkan, hokkabazlık, gözbağcılık gibi uygulamaları bulunan sihir.

5. Bazı teknik cihazlarla sergilenen sihir. Maharetli bir aleti kullanarak bununla ilk kez sergilenen görüntüler (ses çıkaran heykeller, ışık gösterileri gibi), işin mahiyetini bilmeyen insanlar olağanüstü görüntü veren sihir. Hz. Musa’ya karşı ortaya çıkan sihirbazların yaptığı sihir de bu türden idi.

6. İlâçlar yardımıyla yapılan sihir. İnsanların aklını karıştıran, yanlış algılamalara yönelten ilaçlar gibi. (sporcunun doping yapmak suretiyle normal gücünün üstünde performans göstermesi veya bazı ilaçlar vasıtasıyla kafası karıştığı için kendini Mesih-Mehdi sanması gibi).

7. Kalbi (insanın idrak ve duyularını) bağlayarak (etki altına alarak) yapılan sihir. Sihirbazın, şarlatanlık yaparak, ism-i azamı bildiğine, bununla istediğini yapabileceğine, cinlerin bile kendisine itaat ettiğine, muhatabını inandırmak suretiyle onu etki altına alıp dilediğini yaptırmasıdır.

8. Kovculuk yapmak, insanları birbirine düşürmek suretiyle yapılan sihir. Razi, bunun insanlar arasında yaygın olduğunu da belirtir. (a.g.y)

Bu açıklamalardan da anlaşılıyor ki  sihrin önemli bir kısmı, cinlerin içinde bulunmadığı şekilde cereyan eder.

Cevap 2:

Mavi rengin sihire karşı yararlı olduğuna dair kaynaklarda herhangi bir hadis rivayetine rastlayamadık.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
806 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR