Mahşerin dört atlısı nedir?

Tarih: 11.06.2019 - 20:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

​Detaylı bir bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hazret-i Muhammed’den (asm) evvel, gelmiş geçmiş peygamberlerin kimine sayfalar, kimine kitaplar verilmiş. Kimine de kitap verilmemiş ve bir evvelki veya aynı dönemdeki bir başka peygambere verilmiş olan bu kitaplarla amel ve hakkı tebliğ etmesi istenmiş.

İnsanların çoğu birbirini doğrulayarak gelen bu peygamberleri yalanlamış ve kitaplarını kısa bir müddet içerisinde tahrif etmiş, bunları orijinal nazil olduğu lisandan dahi çevirmiş ve/veya işlerine geldiği şekilde ilaveler, çıkarmalar yapmışlar, Hak kelamını tahrif etmişlerdir.

Bu tahrif edilmiş kitaplardan, tahrif edilmiş şekilleriyle;

  • Muhtemelen İbrânice nazil olmuş ve günümüzde de tahrif edilmiş İbrânice’si bulunan Tevrat ve Zebur; Eski Ahit olarak,
  • Hangi lisanda nazil olduğu ihtilaflı olup, dört farklı İncil’den ve farklı bölümlerden oluşan tahrif edilmiş İncil; Yeni Ahit bulunur.

Bunların tahrif edilmiş hallerinin Türkçe’ye de çevirileri yapılmış ve Kitab-ı Mukaddes adı altında günümüzde de temin edilebilmektedir.

İncil’in nüzulü ve tahrifinden yaklaşık 6 asır sonra; hükümleri kıyamete kadar cari olacak, baştan sona anlattıkları, hükümleri, bilimsel verileri, edebi üslubu, zamanlar üstü oluşu gibi pek çok sebeplere gelmiş, geçmiş ve gelecek en büyük mucize olan ve kendi ifadesiyle Allah tarafından kıyamete kadar korunacak olan Kuran nazil olmuştur; bunca İslam düşmanı ortadayken dahi, tarihin hiçbir döneminde tek bir harfi farklı olduğu iddia edilen ikinci bir Kuran ortaya çıkmamıştır ve çıkmayacaktır.

Kuran’ı Kerîm’in nüzulünden sonra, tahrif edilmiş olsun veya olmasın kendisinden evvel gelmiş bütün suhuflar, kitaplar bizzat Müellifi olan Rabbimiz tarafından nesh edilmişlerdir. Günümüzde ve kıyamete kadar tek geçerli ilahi kitap Kuran’dır.

Elimizde bugün bulunan yukarıda bahsettiğimiz Kitab-ı Mukaddes hakkında biz müminlerin yaklaşımı şöyle olmalıdır;

  • Evvela bu kitabın, tahrif edilmiş ve nesh edilmiş olmasına rağmen, Allah kelamı olan kısımlarının da olduğunu bilmemiz ve ona göre bu kitaba gereken saygıyı göstermemiz gerekmektedir.
  • Referansımız her zaman Kuran ve Peygamber Efendimizin sünneti olmalı; Kitab-ı Mukaddes’te bunlara uyan kısımları aynen doğru kabul etmeli, ters gelen kısımlar reddetmeli, Kuran ve sünnette konu hakkında bir açıklama bulunmazsa sessiz kalmalıyız.

Bu izahtan sonra mahşerin dört atlısı sualinize gelince:

Konu Kitab-ı Mukaddes’in, Yeni Ahit-İncil kitabının Vahiy bölümünün 6. Bab’ının ilk 8 ayetinde geçmektedir. Ve burada dünyanın sonu, kıyamet, mahşer bir şekliyle tasvir edilirken vazifeli olacak dört atlının ortaya çıkacağı ve yapacakları anlatılmaktadır. Konu hakkında bazı açıklamalar gene Vahiy bölümünde verilmektedir.

Buralarda geçen ve teslis inancına işaret eden bazı temel yanlış ifadeleri bir tarafa bırakırsak, anlatılanların hangisi doğrudur, hangisi yanlıştır tam bir karar veremeyiz. Doğrusunu Allah bilir deyip, bize Kuran’da açıklanmış ve gayet de yeterli olan mahşer tasvirleri ile yetiniriz.

Bu bilginin ötesinde, “mahşerin dört atlısı” konusunda günümüzde pek çok kitap yazılmış ve film çevrilmiştir. Bunlarda anlatılanlar hayal mahsulü bilim kurgudan ibarettir, bir dayanakları yoktur.

Bize düşen:

 Kuran’daki kıyamet tasvirlerinden gerekli ibret dersini alarak, o mahşer günün Sahibinin huzurunda bulunacağımızın ve hesaba çekileceğimizin şuuruyla, yaşadığımız üç günlük dünya hayatımızı Allah’ın emir ve yasaklarına harfiyen uyarak geçirmemizdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun