Niye biz diyor?

Sesli dinle

Meal okurken dikkatimi çekti, Allah kendisinden söz ederken hep “biz” diyor. Sanki bir topluluktan söz eder gibi. Niye öyle? “Ben” demesi gerekmez mi? Farkındayım, damdan düşer gibi oldu. Fakat münasebetsizlik de etsem sen beni yargılamazsın.

Yok, yargılamam, ne haddime… Hayır, bazen “ben” de diyor. Mesela şu ayette:

“Ey Musa! Haberin olsun, benim! Ben senin Rabbinim!” (Tâhâ, 20/12)

Fakat genellikle “biz” zamirini kullanıyor. “Biz” zamirini birden fazla tanrı var diye anlamak yanlış.

Yüzlerce ayet var tevhid hakikatini anlatan. Yani Rabbimizin bir ve tek olduğunu.

Mesela İhlas Suresi’inde “De ki: Allah Ehaddir.” diyor. Ehad, bir, tek, eşi, benzeri, dengi olmayan demek.

Büyük bilginler, ben yerine biz demesinin sebeplerini araştırmış, bulgularını tefsirlerine yazmışlar. Ben, sadece bir yönünü söyleyeyim.

Allah’ın zatı gibi şanları, sıfatları, isimleri de sonsuzdur, sınırsızdır. Her şeyi aynı anda bilir, ister, yapar. Bir iş bir işe engel olmaz.

Bütün yaratıkların hâllerini, fiillerini birden görür. Güneş ışıklarının her yeri kaplaması gibi ilahî isimlerin etkileri de her yeri kuşatmıştır.

İlahî isimler, sıfatlar, fiiller kapsayıcı, sınırsız ve sonsuzdur. Bu da sonsuz celal, azamet, kibriya, büyüklük demektir. “Biz” zamiri işte bu azamete işaret ediyor. 

Nitekim kimi devlet adamları da devleti temsil sadedinde konuşurken, egemenliklerinin büyüklüğünü bu üslupla ifade eder, “ben” yerine “biz” derler.

Şu uçsuz bucaksız kâinatın hâkimi, sultanı, müdebbiri olan Allah da büyüklüğünü böyle dile getiriyor. Zihinlere sonsuz azametini, kibriyasını tespit ediyor, yerleştiriyor.

“Tüm varlıkların ilahı” makamında söz söylerken “biz” demesi, “her bir şeyin ilahı” vasfıyla hitap ederken “ben” demesi belagate uygundur, gayet yerindedir.

Nitekim padişahların da iki yönü vardır. Biri, bir büyük memleketin sultanı, hâkimi, yöneticisi olması. İkincisi, kendisi, şahsı.

İki türlü de münasebeti, hitabı, konuşması olur.

Birincide, bütün ülkenin sultanı, bütün milletin hâkimi unvanıyla konuşur, fermanlar yayınlar.

İkincide, ferdî bir işi için bir şahısla konuşur. Mesela, emrinde çalışan bir memuruna özel bazı sözler söyler.

Birincide “biz” diyerek umum üzerindeki saltanatını nazara verir, ikincisinde “ben” diyerek kendisinin de bir fert olduğunu belli eder.

İşte bu misallerle bak ayetlerdeki zamirlere.

Kur’an, Allah'ın tüm yaratılmışların ilahı namına umum insanlara gönderdiği bir fermanıdır. Bu nedenle, kendinden söz ederken “biz” der, azametini hissettirir.

Nasıl bir zat size emrediyor, bilin, hissedin de ona göre davranın demek ister.

Kur’an bir edebiyat mucizesidir. Her ifadesi gibi, zamirleri yerli yerinde kullanışı da harikadır, hikmetlidir.

Kategori:
2 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun