İnsanlara durumlarına, mevkilerine göre davranmak, ikramda bulunmak hakkındaki hadisi açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Âişe’nin (radıyallâhu anhâ) anlattığına göre, "Kendisine bir dilenci uğramıştır, O da bir parça  ekmek vermiştir. (Bir müddet sonra) üstü başı düzgün, kıyafeti yerinde bir dilenci daha uğramıştır. Hz. Âişe (ra) onu oturtup yemek yerdirmiştir.

Kendisine bunun sebebi  sorulunca şu açıklamayı yapmıştır: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm); 'İnsanlara mevkilerine göre ikramda bulunun.' buyurmuştu." [Ebû Dâvud, Edeb 23, (4842).]

Hadis, herkese din, ilim ve şerefteki yerine uygun tarzda muamele edilmesini irşad buyurmaktadır. Bu sünnetin cemiyet içerisinde yaygınlaşıp, fiile dönüşmesi halinde insanları kılık kıyafette, yaşayışta, nezaket ve diyanette daha bir dikkatli ve titiz olmaya zorlayacaktır.

Bu hadis-i şerif, fazilet sahibi insanları toplumda layık oldukları mevkiye getirmekte kusur etmemeyi emr etmektedir. Nitekim Kur'ân-ı Kerim'de de: "Her ilim sahibinin üstünde daha âlim biri vardır." (Yusuf, 1/25) buyurulmuştur.

Münâvi'nin açıklamasına göre bu hadis-i şerif  "herkese dindarlığına, ilmine, irfanına ve şerefine uygun şekilde muamelede ve hürmette bulunmayı emretmektedir."

İnsanları layık oldukları yere koymak, onların kıymetlerini bilmek, âlimlere ve ilmiyle âmel eden hafızlara, ileri görüşlü, akıllı kimselere, sanat ve marifet erbabına, kısacası tüm hizmet ehline ve fazilet sahibi olanlara öncelik tanımak, onlara layık oldukları değeri vermek gerekir.

Bilindiği gibi, âlimlerin İslam toplumunda çok yüksek bir makamı vardır.

Askerî, bu hadisi emsal  ve hikmetlerden saymış ve demiştir ki: "Bu, Mustafa (aleyhissalâtu vesselâm) 'ın ümmetini terbiye ettiği düsturlardan biridir. Bu sâyede halk, ulemâ ve evliyaya hürmet borcunu eda eder, yaşlılara ikram, büyüklere saygıda bulunur." (bk. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi; Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR