Hz. Ali, eğer din akıl ile olsaydı... demiş mi?

Tarih: 17.01.2021 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hazreti Ali böyle demiş mi?
"Eğer din (akıl) ve reyle olsay­dı, mestin üstünü değil de altını meshetmek daha uygun olurdu. Hal­buki ben Rasûlullah'ı (salat ve selam olsun) mestlerinin üzerine meshederken gördüm.”
- Böyle bir hadis var mıdır, varsa nasıl anlamak gerekir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Mestlerin altı yere dokunduğu halde üstü meshedilir. Bunda kolaylık vardır, zira Allah kullarına zorluk değil kolaylık diler. Nitekim bir ayet meali şöyledir:

"...Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez..." (Bakara, 2/185)

Hz. Ali'den (r.a.) dini hükümlerin, kişilerin mantığına göre olup olmayacağıyla ilgili birtakım şeyler sorulmuştu. O da şu cevabı vermiştir:

"Eğer din kişilerin mantığına göre olsaydı, buna ruhsat verilseydi, ben, mestlerin üstüne değil altına meshederdim. Ama Resûlüllah (asm) Efendimiz giydiği mestlerin üzerini meshetmiştir, biz kişisel mantığımıza değil, Resûlüllah'a (asm) uyarız ve O'na uymakla emrolunmuşuzdur." (Ebu Davud, Tahare 63, h.no: 162)

Din, boyun eğmek, itaat etmek ve kulluk manalarına geldiği gibi, hesap ve ceza manalarına da gelir.

Dini bir terim olarak da din, Allah Teala'nın peygamberleri vasıtasıyla gönderdiği hükümler bütünüdür. Buna göre dinin kaynağı akıl değil, vahiydir. Burada vurgulanmak istenen konu işte budur.

Bilindiği gibi akıl, sadece aklın prensipleri sahasına giren meseleleri çözmekte söz sahibidir. Halbuki din aklın sınırını aşan hikmetler sahasıyla da ilgilidir. Şu gördüğümüz tabiat aleminin ötesinde kalan alemler de dinin sahası içine girdiğinden, akıl dinî hükümlerdeki hikmetleri her zaman kavrayamayabilir.

Örneğin, suyun bulunmadığı hallerde toprakla teyemmüm etmenin abdest ve gusül yerine geçmesini akıl kavrayamaz.

Akıl gözüyle bakıldığı zaman, temizlik için ellerin ve yüzün tozlara sürüldüğü görülünce akıl buna şaşar. Halbuki Allah'ın kullardan istediği, emirleri karşısında kulun aczini bilip, Allah'ın yegâne ibadete layık kadir-i mutlak olduğu inancıyla kulluğunu tozlara, topraklara bulanmak pahasına da olsa ispat etmesidir.

İmam Ebu Hanife Hazretleri bu gerçeği şu veciz sözleriyle dile getirmiş­tir:

"Eğer din, akıl ve kişiye özel görüşle olsaydı, guslün meniden değil, idrardan dolayı lazım geldiğine hükmederdim. Çünkü gerçekte idrar meniden daha pistir. Yine miras taksiminde kadının iki, erkeğin ise bir olmasını emrederdim. Halbuki Kur'an-ı Kerim ve sahih hadisler bunun böyle olmadığını kesinlikle ifade ediyorlar."

Şurasını da ifade edelim ki, kamil akıl yeterli şartlar içerisinde aslında dini emirlere ters düşmez. Aklın, dinin bazı emirlerini kavrayamayarak ona ters düşmesi ya şahıstan şahsa farklılık gösteren akıldaki noksanlıktan ileri gelir yahut da aklın içinde bulunduğu imkanların yetersiz olmasından ileri gelir.

Zirve bir noktadan etrafını gözetleyen bir kimsenin varacağı bir hükümle, o zirvenin eteklerinden gözlem yapan adamın varacağı hüküm elbette farklı olacaktır. Allah Teala ise, İslam dini ile bütün insanlığı düşünce ve fikir ufkunun en son zirvesine çıkarmıştır.

Akıl, fikir ve hakikat adına, bu zirve noktadan ayrılarak uzaklaşanlar, uzaklaştıkları oranda dağın doruğundan eteklerine doğru alçalma kaydedeceklerdir.

İşte vahyin ışığından ayrılarak akıl ve fikir adına ayrı bir yol tutanların durumu budur.

Bu konuda şu hadis-i şerifi de hatırdan çıkarmamak gerekir:

"Ey ashabım, sizden sonra yaşayacak olanlar pek çok fikir ayrılıklarına şahit olacaklardır. Size benim yolumu ve halifelerimin yolunu tutmanızı tavsiye ederim. Din adına uydurulmuş (şahsi ve indî görüşe dayanan) bidat işlerden sakının. Çünkü sonradan (din adına) uydurulmuş her yenilik bir bidattir. Her bidat de delalete sürükleyicidir." (Ebu Davud, Sünnet 5)

Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'inde bu gerçeği veciz bir ifadeyle ne kadar güzel açıklamıştır:

"...Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının.” (Haşr, 59/7)

İlave bilgi için tıklayınız:

İslam dini mantık dini midir?
Din ve akıl arasında bir çelişki söz konusu mudur?
İslam'ı akılla anlamaya dair hadisleri açıklar mısınız?
Deist olunup, sadece akıl ve vicdan hakem tutulsa, yine dine, şeriate ...
Allah bize öyle bir akıl verseydi ki, onunla dinin her konusunu ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun