Cuma hutbesi, Hz. Peygamber zamanında cuma namazından sonra okunduğu, zamanla değiştirilerek cuma namazının öncesine alındığı iddia ediyorlar; doğru mudur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cuma hutbesinin, cuma namazının farzından önce okunması gerektiği konusunda bütün hak mezhepler ittifak etmişlerdir. (bk. Tebyinü'l-Hakâik, eş-Şerhu's-Sağîr, Muğni'l-Muhtâc, el-Muğnî, Zuhayli, Cuma Namazı bölümü)

Fıkıh âlimleri,

"Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah'ı zikretmeye koşun." (Cum'a, 62/9)

mealindeki âyette geçen "Allah'ı zikir"den maksadın hutbe olduğunu belirtip, Resûl-i Ekrem'in hutbesiz cuma namazı kıldırmamasını ve

 "Namazı benim nasıl kıldığımı görüyorsanız öyle kılın.” (Buhârî, Ezan 18)

emrini dikkate alarak cuma hutbesinin farz olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.

Hz. Peygamber (asm) camiye girince cemaate selam verir, minbere çıkınca onlara döner ve ikinci bir selamdan sonra otururdu. Bilâl, ezan okumaya başlar, ezanı müteakip, Peygamber (asm) kalkıp hamd ve senadan sonra vaaz ve öğüdü içeren bir konuşma yapardı. Bir süre oturduktan sonra tekrar kalkıp ikinci konuşmayı da yapar ve minberden inerdi. Kamet getirildikten sonra iki rekât cuma namazı kıldırırdı.

Soruda da geçtiği gibi, bazı kimseler, Hz. Peygamber (asm)'in cuma hutbelerini namazdan sonra okuduğu görüşünü öne sürenler var. Ancak bunun kaynaklarda hiçbir bir dayanağı yoktur.

Hutbe, cuma günleri namazdan önce okunurken, bayram günlerinde namazdan sonra okunur. Soruda geçen konu bayram namazıyla ilgili olarak Emevîler zamanında yapılan geçici bir uygulamanın, yanlışlıkla cuma namazıyla ilgili olduğu hatasından kaynaklanmış olabilir.

Hanefi fıkıh kitaplarının en önemlilerinden biri olan Mebsut isimli eserde İmam Serahsi Bayram namazıyla ilgili bilgileri aktarırken şöyle der:

"Hutbe dışında cumanın bütün şartları, bayram için de geçerlidir. Yalnız cumanın şartı olan hutbe, bayramın şartı değildir. Bundan dolayı cuma hutbesi namazdan önce, bayram hutbesi ise namazdan sonra okunur. Çünkü bayram hutbesi öğüt ve o vakit için gerekli şeylerin öğretilmesinden ibarettir. Arafat’taki hutbe de böyledir. Ama cuma hutbesi, namazın bir bölümüdür. Şu rivayet, bayram hutbesinin namazdan sonra olduğunu kanıtlar: Emeviler döneminde Medine valisi olan Mervan, bayram günü namazdan önce minbere çıkıp hutbe (konuşma) yapınca bir adam kalkıp, 'Ey Mervan. Sen namazdan önce minbere çıkıp hutbe mi okudun (konuşma mı yaptın)? Allah’ın Elçisi böyle yapmazdı. O namazdan sonra konuşma yapardı.' demiş. Mervan, “Artık o uygulama terk edildi.” demiştir." (bk. Serahsi, el-Mebsut,  2/37) 

Sünnete uygun olmayan bu uygulama, sonradan kaldırılmış ve sünnete uygun olarak, bayram namazı hutbeleri namazdan sonra okunmuştur ve okunmaya da devam etmektedir.

Bazı yazarlar Serahsi’nin bu olayı, cuma değil bayram konusunda anlattığını muhtemelen fark etmediklerinden yanlışlıkla cuma namazının hutbesiyle karıştırmış olabilirler.

Bir âlimin sözü aktarılırken, o sözün bağlam içindeki asıl manasıyla aktarılması gerekir; yoksa tahrif ve iftira olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun