Allah'a ve ahiret gününe inandığımız halde, neden dünya işlerine bu kadar çok ehemmiyet veriyoruz?

- Ebedi hayatı bildiğimiz halde, haramı helali bildiğimiz halde, cenneti cehennemi bildiğimiz halde niye bu kadar dünyaya dalıyoruz?

İnsan da kör hissiyatlar bulunmaktadır. Kör hissiyat mertebesi âdeta mazi ve müstakbelden habersizdir. Geleceği düşünmez, anlık lezzeti düşünür. Nefis ve heva gibi duygular, hazır zamandaki lezzetleri düşünür.

Bediüzzaman Hazretleri bu hususu şöyle açıklamaktadır:

"Hem insanda hissiyat galip olsa, aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve vehmi hükmedip, en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hazırayı ileride gayet büyük bir mükâfâta tercih eder. Ve az bir hazır sıkıntıdan, ileride büyük bir azâb-ı müeccelden ziyade çekinir. Çünkü tevehhüm ve heves ve his, ileriyi görmüyor, belki inkâr ediyorlar. Nefis dahi yardım etse, mahall-i ımân olan kalp ve akıl susarlar, mağlûp oluyorlar. Şu halde, kebâiri işlemek imansızlıktan gelmiyor, belki his ve hevesin ve vehmin galebesiyle akıl ve kalbin mağlûbiyetinden ileri gelir." (bk. Lem'alar, s. 70).

Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun