Bazı İslam büyüklerine "Mevlana" denmesinde sakınca olabilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Mevlana" kelimesinin değişik anlamları vardır. Bu bakımdan kullanılış amacına göre değerlendirmek gerekir.

Kelimenin kökü "mevla" dır. Mevla dost, mevlana ise "bizim dostumuz" anlamındadır.

Mevla: Dost, malik, sahib, efendi, yardımcı, koruyucu; bir işi idare edip yürüten; ihsan eden ve iyilik yapan, kendisine iyilik yapılan; köle, köle azad eden, azad edilmiş köle; müttefik ve andlaşmalı; komşu, misafir; akraba, oğul (evlad), amca, amca oğlu, kız kardeşin oğlu, damad, enişte, veli, tâbi, zahid, yaraşan, yakışan ve layık olan kimse gibi sözlük anlamlarını taşıyan bir terim. Mevlâ kelimesi Ve-leye fiillerinden türetilmiş bir isimdir. Çoğulu mevâli gelir.

Kur'an-ı Kerim'de; Rabb, sahib, hâmi (koruyucu) yardımcı,dost, yâr lütuf ve ihsanda bulunan, iyilik yapan anlamlarında Yüce Allah'a Mevlâ denilmiştir:

"Bilin ki Allah sizin mevlânızdır (sahibiniz, hâminiz, yardımcınızdır). O, ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır." (Enfâl, 8/40).

Bunun sebebi şudur: "Çünkü Allah şüphesiz iman edenlerin mevlâsıdır (velisi ve yardımcısıdır). Kâfirlere gelince, onların mevlası (dost ve yardımcısı) yoktur." (Muhammed, 47/11; Hacc, 22/78; ÂIi İmran, 3/150; Bakara, 2/286; En'âm, 6/62; Tevbe, 9/51; Yûnus, 10/30; Tahrim, 66/2, 4) âyetlerinde Mevlâ kelimesi bu manada, özellikle Rabb anlamında kula mevlâ kelimesi Allahuteâlâ kast edilerek bu anlamlarda kullanılmıştır. Hadiste bu manada, özellikle Rabb anlamında kula mevlâ denilmesi yasaklanmıştır:

"... Ve kimse de efendisine Mevlâm (Rabbim ve Sahibim) diye hitab etmesin. Lakin efendim desin... Çünkü sizin Mevlânız Aziz ve Celil olan Allah'tır." (Müslim, el-Elfâz mine'l-Edeb, 3). Şu âyette, yaraşan ve lâyık olan anlâmınadır:
 
"Münafıklar ve kâfirler. Sizin sığınacağınız yer ateştir. Size yaraşan ve layık olan (mevlâküm), odur. O ne kötü gidiş yeridir." (Hadid, 57/15; Nahl, 16/76) Nisâ' sûresinin 33.âyetinde mevlâ, mevâli şeklinde çoğul yapılarak mirascı, varis anlamında kullanılmıştır:

"Anne, baba ve akrabanın bıraktığı malların her biri için mirasçılar (mevâli) kıldık." Meryem Sûresi'nin beşinci âyetinde akraba veya amcazade anlamına gelir. Hz. Zekeriyya (as)'ın duasından: "Doğrusu ben arkamdan gelecek akrabamdan (amcazadelirimden) (el-mevâliden) endişe ettim..." Ahzab beşinci âyet ile Duhân kırk birinci âyette dost ve yâr anlamındadır. "O gün, dost (mevlâ) bile yârine (dostuna mevlasına) hiçbir şeyle fayda vermez, dostunun azabını önleyemez" (Duhân, 44/41).

İslâma göre aralarında yardımlaşma ve dostluk cari olacağı için kölesini azâd eden efendiye de azad edilen köleye de mevlâ denilir. Aralarını ayırmak için azad edene "Mevlây-ı Âla" azad edilene de "Mevlây-ı Esfel" denilir. Mevlay-ı esfel, mevali şeklinde çoğul yapılır ve daha ziyade bu şekilde kullanılırdı.

(Muhiddin BAĞÇECİ)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun