- Hz. Fatıma annemiz vefat etmeden önce ablası Hz. Zeyneb'in kızı Ümame'nin kan bağından dolayı Hz. Hasan ve Hüseyin'e çok iyi bir anne olacağı ve Ümame'yi kendisine göz koymuş olan Muaviye'den ancak bu şekilde muhafaza edeceği rivayet ediliyor. Hz. Ali Efendimiz vefat edince Muaviye tekrar Ümame'ye talib oldu. Fakat Ümame Hz Ali'nin ölmeden önceki vasiyeti üzerine sahabe Muğire b. Nevfel ile nikah kıydı. Muaviye halife olunca Muğire b. Nevfel ve eşi Ümame uzak bir yere sürgün edildi ve bu sürgüne dayanamayarak ikisinin vefat ettiği rivayeti doğru mu?
- Yani Hz. Ali ve Hz. Fatıma annemiz aslında Ümame'yi Muaviye'den korumak mı istemişlerdir?
- Eğer bu rivayet doğruysa Muaviye'nin Ehli Beyt'e olan düşmanlığının diğer bir sebebi Ümame idi diyebilir miyiz?
- Borsa’da, portföyünde gayrimenkul olan ve hisse alım satımı yapmayan GYO (Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı) Şirketlerinin hisselerini almak caiz midir?
- Bu tarz şirketler yatırımcılardan topladıkları para ile gayrimenkul alıyorlar. Bazıları yatırımcılardan 1 yıl fondan çıkmama taahhüdü istiyor bazıları istemiyor. Bu tarz yatırım araçları hangi şartlar altında caiz olur?
- Eğer bu fonlar caiz değilse, ben tanıdığım kişilerle ortaklık yapsam fakat 1 yıl o gayrimenkulü satmama taahhüdü altında sözleşme imzalasam caiz olur mu?
- Dinimize göre biri öldürüldüğünde şartlar diyeti uygun görüyorsa diyetin maliyeti sadece katile değil asabesine de yükleniyor bu nasıl adalet oluyor?
- Birisinin hatasıyla başkası sorumlu olamaz. Kardeşi de olsa aşireti ve taifesi de olsa partisi de olsa o cinayete şerik sayılmaz. Olsa olsa o cinayete bir nevi tarafgirlikle yalnız manevî günahkâr olup ahirette mesul olur, dünyada değil. (Nursi, Emirdağ Lahikası).