Kadın sporcuları izlemek günah mı?
- Bu konudaki hükümleri merak ediyorum fazlaca aklıma takıldı. Spor müsabakaları, olimpiyatlar gibi etkinliklerde bazı kadın sporcular tesettür konusunda eksik olabiliyor. Bu kişilerin müsabakalara katılmasının hükmü nedir? Uygun mu, mekruh mu, günah mı, haram mı?
- Onların yarışmalarını art niyet olmaksızın izlemenin hükmü nedir; uygun mu, mekruh mu, günah mı, haram mı?
- Açıklığı çok olmayan, elinden geldiğince kapalı ve ölçülü giyinen başı açık bir kadının sporculuk yapması ne derece uygundur? İnsanların bu kadını izlemesinin hükmü nedir?
|
ahmet
|
|
Süs niyetiyle nazar boncuğu takılabilir mi?
- Süs niyetiyle nazar boncuğu takılırsa bu tahrimen mekruh mu haram mı caiz değil mi bu üçünden hangisinin kapsamına girer?
- Kadın ve erkek için hüküm değişir mi?
|
ahmet
|
|
Kadın, erkek sporları ve ağır işler yapabilir mi?
- Kadının, erkeklerle daha çok bağdaşan ve fiziki güçle fazlaca bağlantılı sporlara yönelmesini mekruh gören alimler haklı mıdır?
- Ayrıca kadınların, erkeklerle daha çok bağdaşan ve fiziksel güçle fazlaca alakalı sporlara yönelmeleri tarihte bazı alimlerce mekruh görülmüş. Eski zamanlardan beri kadınların ağır mesleklerde çalışmasına, fıtratına aykırı olduğu için izin verilmezken, ağır direnç antrenmanları (halter kaldırma, dambıl, şınav, dövüş vs.) yapması caiz olarak görülebilir mi?
- Eğer gelişimi için caiz görülürse, kadın bu gelişimi ağır mesleklerde de kazanamaz mı?
- Çünkü kadın fıtratına aykırı olduğu için ağır mesleklerdense daha çok hekimliğe, öğretmenliğe ve ev hanımlığına yöneltilmişler.
- Bazı sebepler: O sporun erkek fıtratına uygun olması, kadını koruma vazifesinin kadında değil erkekte olması ve bu yüzden Allah'ın fiziksel gücü erkeklere vermesi ve kadınlardan evde oturmalarının istenmesi, kadınların erkekleşme tehlikesi, fiziksel güçle fazlaca bağlantılı olan sporların daha çok cihad gayesiyle yapılması ve kadına cihadın farz olmaması, kadının bu sporlarla fiziki güç elde etmeye çalışmasının aile içi ilişkileri ve kocanın karısını koruma hissiyatını zedeleyebileceği.
|
ahmet
|
|
Kadının özgürlüğü kısıtlanıyor mu?
- Bu konuda çok fetva okudum ama bazı şeyleri anlamakta zorlanıyorum. İslam kadına belirli haklar veriyor ama erkekler kadınların koruyucusu olduğundan eşlerinden mesela dışarı çıkmak için bile izin alması gerekiyor. Belki yaşadığımız zamanın şartlarından mı bilmiyorum ama örneğin markete gitmek için izin istemek veya kocanın eşinin markete gitmesine meşru bir sebep olmadan izin vermemesi garip geliyor. Genel bir izin verilebilir ama sonuçta yine izine tabii.
- Kocalar eşlerine finansal olarak baktığı için onlara böyle bir hak verilmiştir diyenler var ama sırf bu yüzden özgürlük kısıtlanmıyor mu?
- Kadının iyiliği için olabilir ama cidden meşru bir sebebi yokken yürüş yapma temiz hava alma market vb gibi şeylerin izine tabii olmasını anlamıyorum.
- Ayrıca o zaman zengin olan bir kadın, kocasından maddi destek almıyorsa, dışarı çıkması için izin alması gerekmez. Bunu anlamak istiyorum gerçekten o zaman evlerde hapisiz, özgürce hareket edemiyoruz, kadın olduğumuz için kısıtlanıyoruz.
|
ahmet
|
|
Bize savaş açmayan toplumları fethetmek caiz mi?
- Mesela bir şeyi merak ediyorum Müslümanların savaşabilmesi için ille de karşı ülkelerin savaş açması mı gerekiyor?
- Mesela İslam dinini yaymak için fetih yapmak caiz mi? Mesela Hz. Ömer’in İran’ı fethetmesi Hz. Osman’ın Kuzey Afrika’ya ve Kıbrıs’a fetihler düzenlemesi karşı ülkelerden Müslümanlara gelen savaşlardan dolayı mı olmuştur yoksa İslamı yaymak için toprak genişletmek için mi?
- En çok sormak istediğim Osmanlı fetih imparatorluğu adı altında İslamı yaymak için birçok toprak işgal ettiği söyleniyor bu durumda soruyorum:
- Müslümanlara bulaşmayan ve kendi ülkelerinde sakince duran toplumlara hangi durum ve hangi amaçlarla fetih düzenlemek caiz olur?
|
ahmet
|
|
Uzaylılar hakkındaki hadis sahih mi?
- İmam Gazali'nin 'İlahi Nizam' kitabının 'Tefekkür' bölümünde şu hadis geçiyor: Allah ondan razı olsun, İbni Abbas anlatır:
- Bir ara, bir kısım insanlar Allah hakkında düşünüyorlardı. Allah Resûlü buyurdular ki: Allah’ın yarattıkları hakkında düşünün, Allah hakkında düşünmeyin. Çünkü siz O'nun büyüklüğünü hakkıyla takdir edemezsiniz. Allah'ın Resulü bir gün bir topluluğa uğramıştı. Onlar düşünüyorlardı. Rasûl aleyhissalatü vesselam sordu: Niçin konuşmuyorsunuz?
Dediler: Allah'ın yarattıkları hakkında mı düşünelim?
Resul aleyhissalatü vesselam buyurdu: İşte böyle yapın! Allah’ın yaratıkları hakkında düşünün, fakat Allah hakkında düşünmeyin. Şu garp tarafında bir beyaz arz vardır. Nuru beyazıdır, beyazı da nurudur. Güneşe kırk günlük mesafededir. Orada, Allah'ın mahlukatından öyle yaratıklar vardır ki, göz açıp-yumacak kadar Allah'a isyanları yoktur.
Dinleyenler dediler: Şeytan nerede? Onlara musallat olmuyor mu?
Resul aleyhissalatü vesselam buyurdu: Şeytan yaratıldı mı, yaratılmadı mı bilmiyorlar.
Dediler: İnsanoğlundan haberleri var mı?
Resul aleyhissalatü vesselam buyurdu: Adem yaratıldı mı, yaratılmadı mı, bilmiyorlar."
- Bu hadisin senedi sağlam mıdır? Bu dünya dışında mükellef başka varlıkların varlığına işaret eder mi?
|
ahmet
|
|
Şüpheci, yönetici olamaz mı?
"Bir yönetici kendi adamlarından şüphelenirse onları yönetemez" diye bir hadis var mı?
- Böyle bir hadis veya buna benzer bir hadis mevcut mu? Bunu Cuma hutbesinde imamdan duymuştum. Galiba yanlış hatırlamıyorsam tam olarak böyleydi.
- Eğer böyle bir hadis varsa bu tam olarak ne demektir?
|
ahmet
|
|
Akıl sahipleri nerededir?
- Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)'dan rivâyet edildiğine göre Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü bir münadi “Akıl sahipleri nerededir?” diye seslenir. İnsanlar “hangi akıl sahiplerini kastediyorsun” derler. O şöyle der: “Onlar ayakta (yürürken) otururken ve yanları üzere yatarken (bütün hal ve zamanlarında) Allah’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler ve Ey Rabbimiz, Sen bunları boşuna yaratmadın, Sen'i noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Sen bizi cehennem azabından koru” diyenlerdir. (Âl-i İmrân 3/191) Onlar bir sancak altında hazırlanır. Onlar sancaklarının arkasında giderler ve onlara “Ebedi kalmak üzere Cennet'e giriniz” denir.” (Terğib, Dürrü Mensur)
-Hadis-i şerif sahih mi ve kaynak güvenilir mi?
|
ahmet
|
|