Allah’a yakınlık kazanmak ne demek?

Tarih: 20.11.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

​Alkame (Rahimehullah) anlatıyor: “Abdullah İbni Mes’ud (Radıyallahu Anh) ile birlikte cuma namazına gittik. Mescidde kendinden önce üç kişinin geldiğini gördü: ‘Ben dört kişinin dördüncüsüyüm, dördüncü de (rahmet-i ilahiyeden) uzak değildir’ dedi ve açıkladı: ‘Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğunu işittim: ‘Kıyamet günü insanlar, cuma namazlarına geliş sıralarına göre Allah’a yakınlık kazanacaklardır. Birinci, ikinci, üçüncü.. şeklinde.’ Abdullah İbni Mesud sonra, ‘Ben dördün dördüncüsüyüm, dördüncü olan da uzak değildir’ dedi.“
Bu hadis-i şerifle ilgili iki sorum var:
1. Bu hadiste kastedilen “yakınlık” nedir?
2. Hadiste birinci, ikinci, üçüncü.. ifadesi cumaya gelen bütün Müslümanları içine alır mı? Elbette en son gelenin derecesi ile ilk sıralarda gelenlerin derecesi aynı olmaz, ama yine de en son gelse bile onun da bir derecesi ve yakınlığı olacak mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili rivayet şöyledir:

Alkame b. Kays der ki: Abdullah b. Mesud ile beraber cuma namazına gittiğimde, üç kişinin kendisinden önce gitmiş olduğunu gördü ve: "Dört kişinin dördüncüsüyüm. Dördüncü olan (ilahi ikram ve rahmetten) uzak değildir" dedikten sonra ekledi:

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim:

"İnsanlar cumalara birinci. İkinci, üçüncü ve dördüncü olarak erken gidiş sırasına göre kıyamet günü Allah'a yakın olurlar."

Sonra Abdullah: "Ben dört kişinin dördüncüsüyüm. Dördüncü olan (ilahi ikram ve rahmetten) uzak değildir" dedi. (İbn Mace, İkametu’s-salat, 82)

Cevap 1:

Beyhaki, "Buradaki yakınlıktan maksadın Arş'a veya Allah'ın ikramına yakın olmayı kastetmiş olabilir." demiştir. (bk. Şuabu'l-iman, hno: 2735)

Allah’a yakın olmak, onun rızasını kazanmaya layık olmak demektir. İşlenen her bir salih amelde ilahi rıza vardır. Onun rızasının karşılığı ise sevaptır. Yapılan işin derecesine göre sevap, sevabın derecesine göre Allah’ın rızasının derecesi  tahakkuk etmiş demektir. 

Allah’ın rızası ile rahmeti müterafıktır, yani arkadaştır, beraberdir. Nitekim, İbn Mesud’un hadisinde rıza yerine rahmet kullanılmıştır. 

Sorudaki hadisin açılımı mahiyetinde olan bir hadis rivayeti şöyledir:

"Her kim Cuma günü, cenabetten gusül eder gibi güzelce gusleder, sonra da ilk saatte yola çıkarsa bir deve kurban etmiş gibi olur. İkinci saatte yola çıkarsa bir sığır kurban etmiş gibi olur. Üçüncü saatte yola çıkarsa bir koç kurban etmiş gibi olur. Dördüncü saatte yola çıkarsa bir tavuk kurban etmiş gibi olur. Beşinci saatte yola çıkarsa bir yumurta tasadduk etmiş gibi olur. İmam Cuma namazı için iftitah tekbiri alınca melekler hazır olur, okunan Kuran-ı dinlerler. " (Müslim, Cuma, 2, hadis no: 850)

Demek ki, bu hadis Cuma namazına erken gitmenin faziletini ifade eder. Erken gitmenin kıyamet günü ilahi rahmet ve ikrama kavuşmaya vesile olduğunu müjdeler. Herkes gidiş nisbetine göre payını almış olacaktır.

Cevap 2:

Tabii ki, en son camiye gidip cuma namazını kılan kimsenin de sevabı vardır. İlk gidenlerden daha aşağı da olsa en son camiye girenin de cumaya mahsus sevabı olur. Şu hadis-i şerifte bu manayı görmek mümkündür:

"Bir kimse Cuma günü gusleder, elinden geldiği kadar temizlenir, yağ veya koku sürünür, sonra mescide gider bulduğu yere oturur ve namazını kılar, hutbeyi dinlerse; geçen Cuma'dan o Cuma’ya kadar işlemiş olduğu günahları affolunur. " (Buhari, Cuma, 6)

Hadiste yer alan “sonra mescide gider bulduğu yere oturur” ifadesinden anlaşılıyor ki, bu adam ilk saftakilerin derecesini kazanamamış ama yine de azımsanmayacak kadar bir kazanç elde etmiştir.

Bütün ameller, dünyada iyi bir kul olma yolunda gösterilen bütün gayret ve çabalar, Allah'a daha çok yaklaşmak içindir. Yakınlığın kul ile Allah arasında çift taraflı bir boyutu vardır. Allah bütün kullarına çok yakındır. Bu yakınlık her daim görüp gözetme, çeşitli ihsan ve ikramlarda bulunma şeklinde tezahür eder. Fakat bütün kullar rablerine o ölçüde yakın değildir. Kulun Rabbine yaklaşmasında rabbinin ona olan yakınlığını idrak etmesinin büyük rolü bulunur. Allah'ın kendisine olan yakınlığının farkına varan kul aynı zamanda bu bilginin gereğini yerine getirmek için hazır demektir. Kulun bunun için namaz, secde, tövbe, dua... gibi geçerli vesileleri fırsat bilerek gayret içinde olması gayet tabi ve övülecek bir haldir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Allah bize şah damarımızdan daha yakın olduğuna göre, Ona ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun