Peygamberimiz döneminde hamam olmadığı gerekçesi ile hamamlarla ilgili hadisleri uydurma olduğu iddiaları gerçek midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hamamla ilgili olarak hadis kitaplarında yer alan rivayetlerin ana konusunu hamamda avret yerlerinin örtülmesinin önem ve gerekliliği, hamamda çevre kirliliği ve muhtemel çıplaklık sebebiyle Kur’an tilâveti ve namaz ibadetinin câiz olup olmadığı gibi hususlar teşkil eder.

Hz. Peygamber (asm)’in, Suriye tarafından Mekke’ye gelen hacıların ihrama girdiği yer olan Cuhfe mevkiinde veya başka bir yerde hamama gittiğine dair rivayetler bulunmakla birlikte, hadis âlimleri bunların uydurma yahut zayıf olduğunu belirtirler (Abdülhay el-Kettânî, I, 177).

Bazı sahâbîlerin Şam bölgesinde hamama gittiklerini bildiren rivayet ve İbn Ömer’in hamamın Şamlılar tarafından ihdas edilen bir nimet olduğuna dair ifadesi (a.g.e., I, 178), Arap ülkelerinde hamamın Resûl-i Ekrem (asm)’in vefatından sonra tanındığı şeklindeki görüşü ve Hz. Peygamber (asm)’in bizzat hamam görmemiş olsa da Hicaz bölgesinin dışına seyahat eden sahâbîlerin verdiği bilgiler üzerine bu konuya temas etmiş bulunması ihtimalini kuvvetlendirmektedir.

Hz. Âişe’nin,

“Resûlullah erkeklerin ve kadınların hamama gitmelerini önceleri yasakladı, daha sonra peştemal kullanmak şartıyla erkeklere izin verdi.” (Müsned, VI, 132, 139, 179; Ebû Dâvûd, “Ĥammâm”, 1; İbn Mâce, “Edeb”, 38; Tirmizî, “Edeb”, 43)

sözünü dikkate alan âlimler hamam yasağıyla ilgili hükmün sonradan kaldırıldığını belirtmişlerdir. Başka bir hadiste de

 “Acem topraklarını fethedecek ve o bölgede hamam denilen yapılar bulacaksınız. Oraya erkekler peştemalsız girmesin. Hasta ve lohusa olanların dışında kadınların girmesine de engel olun.” denilmiştir (Ebû Dâvûd, “Ĥammâm”, ; İbn Mâce, “Edeb”, 38).

Öyle anlaşılıyor ki hadislerde ifade edilen bu kaygı ve yasaklama, o dönemde insanların örtünmeye ve edebe riayet etmeksizin fütursuzca soyunup yıkandıkları hamamların komşu ülke ve bölgelerde yaygın olup aynı âdetin Müslümanlar arasında yayılmasını önleme maksadına yöneliktir. Esasen bu sakıncanın kalkması veya iyice azalmasına paralel olarak İslâm ülkelerinde hamamlar yaygınlaşmış, literatürde hamam âdâbıyla ilgili birçok bilgi ve öneri yer almaya ve hamamlar İslâm medeniyet ve mimarisinin önemli bir parçasını oluşturmaya başlamıştır.(M. Kamil Yaşaroğlu, DİA, Hamam Md, 15/433-434.)

Netice olarak, hamamlarla ilgili rivayetlerin metin yönünden uydurma olduğu bütün rivayetler için söylenemez...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun