"Kim yiyip içtikten sonra şükrederse, oruç tutup sabreden gibi ecir ve sevaba nail olur." hadisi sahih midir, manasını açıklar mısınız?

Tarih: 28.10.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu hadis değişik lafızlarla rivayet edilmiştir.

Sinan bin Senne el-Eslemî radiyal­lahu anh'dan: Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu:

"Yemek yiyip şükreden, oruç tutup sabre­den gibi sevap alır."

Bu hadisi İbn Mâce (no. 1765), İsmaîl b. Abdillah er-Rakkî an Abdillah b. Ca'fer an Abdilazîz b. Muh. an Muh. b. Abdillah b. e. Hurre an ummihî Hakîm b. e. Hurre un Sinan senedi ile tahrîc etti. Sindî, isnadının sahîh olduğunu, râvilerinin de güvenilir kimselerden oluştuğunu söylemiştir. (Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, Cem’ul-fevaid, İz Yayıncılık: 2/42.)

Ebû Hureyre (r.a.) Peygamber Efendimizin (a.s.m.) şöyle buyurduklarını rivayet ediyor:

"Nice yemek yeyip şükreden vardır ki, sevabı nafile oruç tutup sabredenkinden daha büyüktür."

"Yiyip de şükreden için, oruç tutup da sabreden gibi ecir vardır." (Ramuzu'l Ehadis)

Sabırla şükür, mü'minin mücehhez olması gerektiği iki manevî haslettir. Bu hasletlerden hangisinin ağır bastığı, öncelik kazandığı, faziletli olduğu tartışma konusu olmuştur. Bazı âlimler sabrın, bazıları da şükrün önceliği üzerinde dur­muşlardır. Yukardaki hadiste şükrün faziletinin önceliğine dikkat çekilmiştir. Yi­yip içip şükreden kimsenin kazandığı sevabın, nafile oruç tutarak sabreden kim­senin elde ettiği sevaptan daha üstün olduğu bildirilmektedir.

Bu nasıl olmaktadır? Onca nafile oruç tutmayı tavsiye eden hadislere rağ­men, bir nevi oruç tutmama nasıl daha faziletli olabilmektedir?

Her şeyden önce burada yapılan kıyaslama, yiyip içip şükretme ile sadece aç­lığa sabretmeden ibaret olan nafile oruçtur. Cenab-ı Hak âyetlerinde bizleri şük­re davet etmekte, şükredenler için büyük mükâfatlar verileceğini bildirmektedir. Şükreden insan Cenab-ı Hakk'ın kâinat mutfağında kulları için hazırladığı binbir çeşit nimetin, rahmet hazinelerinin tadını, lezzetini teftiş etmekte, müfettişlik ve bakanlık mevkiîne yükselmektedir.

Ruhu bedenine, kalbi nefsine, aklı midesine hükmeden, lezzeti şükür için is­teyen ve Sünnete uygun tarzda yiyip içip şükreden bir mü'minin kazandığı se­vap, elbetteki sadece sabırdan ibaret oruç tutan bir mü'minin kazandığı sevap­tan daha büyüktür.

Nafile oruç tutan sadece açlığa, susuzluğa, alışılageleni terk etmeye, tahammül etmektedir. Şükreden kişinin şükründe önemli bir sabır da bulunmaktadır. Bu sabır nimetleri isyan ve günahlara âlet etmeyip, aksine şükre vasıta kılmak şeklinde kendini göstermektedir.

İşte böylesine bir şükür nafile oruca üstün gelmektedir. Yoksa hadise bakıp da "Nafile oruç tutmamak, tutmaktan daha faziletlidir." mânâsı çıkarılmamalıdır. Aksi halde onca nafile orucu tavsiye eden hadisler söylenmezdi. Zâten hadisin başında yer alan "nice" kelimesi belli özellikleri taşıyan şükretmenin, sadece sa­bırdan ibaret olan nafile oruçtan üstünlüğünü belirtmektedir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Vadedilen netice ve sevaplara kavuşmanın şartları nelerdir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun