Hz. Ömer'in ilhama mazhar olduğunu bildiren hadiste, "muhaddesun" ifadesinin ilhama mazhar olanlar şeklinde açıklanmasının delili nedir?

Soru Detayı

"Şüphesiz sizden önceki ümmetlerde muhaddesûn (ilhama mazhar) denilen kimseler vardı. Eğer benim ümmetimde de ilhama mazhar bir tek kişi varsa, şüphesiz o Ömer'dir." (Buhârî, Fedâilus-sahâbe, 6; Enbiya, 54; Müslim, Fedâilü's-sahâbe, 23)

- Bu hadisteki muhaddesun ifadesi neye binaen ilhma mazhar olarak çevrilmiştir? Muhaddesun kelimesinin ilhama mazhar manasına gelmiyeceğini söyleyenler var.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

 لَقَدْ كَانَ فِيما قَبْلَكُمْ مِنَ اُمَمِ مُحَدَّثُونَ فإنْ يَكُ في اُمَّتِى اَحَدٌ فَاِنَّهُ عُمَر ُ  
"Sizden önceki ümmetlerde muhaddesler (yani ilhama mazhar olanlar) vardı. (Bunlar peygamber olmadıkları halde hakkı dile getirirlerdi.) Eğer ümmetimde bunlardan biri varsa o da Ömer'dir."

Hz. Ömer (radıyallahu anh), gerek Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sağlığında ve gerekse vefatından sonra çok isabetli teşhislerde bulunmuş, sâdık kararlar vermiştir. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):

  اِنَّ اللَّهَ جَعَلَ الْحَقَّ عَلى لِسَانِ عُمَرَ وَقَلْبِهِ  
"Allah, hakkı Ömer'in lisanı ve kalbine koymuştur."

buyurarak bu hususu beyan eder.

Hadisin Sahih-i Müslimdeki lafzında "muhaddesun" ifadesinin "mülhemun" (ilhama mazhar olanlar) anlamında olduğu bildirilmiştir. (Müslim, Fedailü's-Sahabe, 23, 2398)

İbn. Hacer El Askalani, "Fethu'l-Bari, Şerhu Sahihu'l-Buhari" eserinde muhaddesun ifadesinin ilhama mazhar olanlar anlamına geldiğini belirtmiştir. Muhaddislerin ekserisi muhaddesun kelimesini, mülhemun yani ilhama mazhar olanlar şeklinde tefsir etmişlerdir. Bazı alimler ise feraset olarak tefsir etmiştir. (bk. İbn. Hacer El Askalani, Fethul Bari Şerhu Sahihul Buhari, s. 39-40)

Süfyan ibn. Uyeyne'nin ise "muhaddesun" ifadesini "müfehhemun" (anlayışı güçlü olanlar) şeklinde açıkladığı haber verilmiştir. (Tirmizi, hadis no: 3694)

"Muhaddesun" kelimesinin ilhama mazhar olanlar şeklinde tefsir edilmesini destekleyen şöyle bir hadis daha vardır: Ebu Said El Hudri'den rivayetle Peygamberimiz'e (asm) denildi ki: "Muhaddesun nasıl olur?" Peygamberimiz de: "Melekler onun lisanıyla konuşur." buyurdu. (bk. İbn. Hacer, Fevaidu'l-Cevheri ve Hekahu'l-Kabisi) 

Hz. Ömer'in muvafakatına dair bazı hadisler:

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allah Teâla Hazretleri, hakkı, Hz. Ömer'in diline ve kalbine koydu." İbnu Ömer der ki:

"Halkın başına ne zaman bir iş gelse, (o hususta) Ömer bir şey demiş, halk da başka bir şey demiş ise, mutlaka Ömer (radıyallahu anh)'ın dediği üzere Kur'an'dan bir vahiy gelmiştir." [Tirmizî, Menâkıb, (3683); Ebu Davud, Harâc 18, (2962).]

Hz. Ömer (radıyallahu anh) demiştir ki:

"Üç şeyde Rabime muvafakat ettim:

* (Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a): "Ey Allah'ın Resulü! Makam-ı İbrahim'de bir namaz yeri edinsen!" dedim, arkadan:   وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرَاهِيمُ مُصَلّى   "İbrahim'in makamını namazgâh edinin" (Bakara, 2/125) ayeti nazil oldu."

* "(Bir gün) "Ey Allah'ın Resulü! Huzurunuza iyiler de facirler de giriyor. Emretseniz de Ümmühatu'l-mü'minin örtünseler!" dedim. Bunun üzerine hicab (örtünme) ayeti nazil oldu."

* "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın hanımları kıskançlıkta birleştiler. Ben de:   عَسىَ رَبُّهُ إنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُ اَزْوَاجاً خَيْراً مِنْكُنَّ   "O sizi boşarsa Allah O'na sizden hayırlısını verir." demiştim, bunun üzerine şu âyet indi. (Meâlen):

"Rabbi O'na sizden daha hayırlı olan, Allah'a teslim olmuş, iman etmiş, ibadet ve itaatte sebat eden, günahlarından tövbe eden, Allah'a kullukta bulunan, orucunu tutan hanımlar nasib eder ki, onlardan dul olanı da bâkire olanı da bulunur," (Tahrim, 66/5).

[Buharî, Talâk 32, Tefsir, Bakara 9, Ahzâb 8, Tahrim 1; Müslim, Fezailu's-Sahabe 24 (2399).]

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR