- Böyle bir hadis böyle bir şey var mı?
- Sevmek için evlenmek istediğimiz kişinin gözlerine mi bakmalıyız? Peygamberimiz (sav) evlenmek isteyen bir sahabiye git gözlerine bak, bu aranızda sevgi doğurur demesi ile ilgili merak ettiğim bir şey, yani böyle bir hadis var mı?
- Yani Erkek ve kadının bakışması aralarında sevgi doğurur mu? Bakışmadan dolayı iki insan arasında sevgi olur mu?
- Son olarak da evlenmek niyetinde ise mi sevgi oluşur? Çünkü insanlar bakarken evlenmek niyeti ile değil konuşmak gerektiği için bakmak zorunda kalıyorlar birbirlerine?
- Bir şey kafama takıldı Azhap suresi 59. Ayeti:
“Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine bürünsünler. Bu, tanınıp rahatsız edilmemeleri için en uygun olanıdır. Allah ziyadesiyle bağışlamakta ve çok esirgemektedir.”
- Ayetin başında Peygamber Efendimize eşlerine ve kızlarına diyor devamında ise müminlerin hanımlarına ya da kadınlarına diyor. Kafama takılan tarafı ise müminlerin kadınlarına ya da hanımlarına denen yerde sadece mümin erkeklerin eşlerine mi yani evli kadınlar için mi deniyor?
- Evlenmemiş ya da boşanmış kadınlar için denmiyor mu?
- Yani Peygamber Efendimiz için eşlerine ve kızlarına diye geçiyor müminlerin kadınlarına ve kızlarına diye neden geçmiyor?
- Ev hanımı deyimi doğru mu, evinde çalışan kadındır bence, evinde nice işler yapan kadın da çalışan kadındır, onun evinde çalışan demek gerekir.
- Ne dersiniz bu işe?
- İslam’da bir konu üzerine "Ey oğul! Dünya nedir bilir misin? Kadınlar, oğullar, mallar, şan, şöhret, liderlik, eğlence ve oyun gibi seni Hak Sübhanehu'dan uzaklaştıran ve O'na ulaşmanı engelleyen her şey dünyadır". (İmam Rabbani radıyallahu anh)
- Sizce hayatı bu şekilde mi görmeliyiz? Böyle gördüğümüz bir hayatı nasıl sevebiliriz? Böyle görerek hayatı iyi geçirebilir miyiz?
- Sizce bir Müslüman için dünya hayatı büyük bir cezalandırma ve hiçbir şeyden zevk almama yeri midir, yoksa geçici olarak geldiğimiz dünyada Rabbimizin bize verdiği nimetlerden -emirlere uyarak- en iyi şekilde yararlanıp sonrasında asıl olan hayata geçeceğimiz bir yer olarak mı görmeliyiz?
- Bu önemli bir soru çünkü bir bakış açısı pesimist (karamsar) yaparak bu hayatı yaşanmaz bir şey haline getiriyor, diğer bakış açısı ise optimistik (iyimser) bir bakış açısı ile bu geçici olarak geldiğimiz dünyada hayatı daha yaşanabilir ve tahammül edilebilir kılıyor.
- Sizce hangi bakış açısı doğru?
- Bir kadının iş yerinde erkek patronuna ve gelen müşterilere çay yapıp servisini yapması ve kazandığı parası haram mıdır, ablam bu durumda ve ihtiyaçlarımı da o karşılıyor ben bu mallarla ibadet edip kullanabilir miyim?