- Tevbe 16, Muhammed 31 hakkındaki sorularım…
1. Tevbe suresi 16. ayetindeki ve Muhammed suresi 31. ayetindeki “Biz bilinceye kadar’’ ifadesi neye dayandırılarak “belirleyinceye/ortaya çıkarıncaya kadar” ifadesi olarak yorumlanıyor. Allah’ın gaybı bildiği yönündeki ayetlere dayandırılarak mı?
2. Eğer “Biz bilinceye kadar”ın buyrulmasının anlamı adalete uygun düşmesi için Allah’ın yaptıklarımızı fiili olarak görmesi ve işitmesi ise, neden direkt böyle buyrulmuyor?
- Neden yanlış anlaşılacak şekilde buyrulmuş?
3. “lemma” ve “lem”in Arapça’daki kullanımı “geçmişte olmadı ama bundan sonra olabilir.” şeklinde midir?
- Eğer böyleyse Tevbe 16’de ve Muhammed 31’de Allah’ın gaybı bildiğini belirten ayetler ile çelişmiyor mu?
- Cennette ve berzahta sevdiklerimizle kavuşacağımıza inanıyoruz buna iman edip bunu umuyoruz, fakat bunu kesin olarak nerden biliyoruz?
- Delilleri nelerdir?
- Ameldeki ihlassızlık oranı, bütünüyle mi ameli iptal eder, orantılı olarak mı?
- Bir cihad hadisinde hem sevap hem şöhret için cihad edenin hiçbir nasibi yok diyordu, nasıl anlamalıyız?
- Hadis rivayeti şöyledir:
- Bir adam Hz. Peygamber (asm) Efendimize gelerek, “Ey Allah’ın Resûlü, hem sevap, hem de şöhret için savaşa katılan kimseye ne vardır?” diye sordu. Hz. Peygamber (asm) cevap olarak; “Hiçbir şey yoktur!” dedi. Adam meseleyi üç defa peygamberden sordu, peygamber de ona üç defa, “Hiçbir şey yoktur” diye cevap verdi. Sonra, “Allah amelden ancak halis olanı, hedefi Allah’ın rızası olan ameli kabul eder” buyurdular.” (Nesai, Cihad, 24)
- Allah gerçekten beni annemden bile daha mı fazla şefkatli?
- Bu konuda inanamadım ve şüpheye düştüm. Şüphemi giderebilir misiniz acaba?
- Yani Allah kullarını, onların annelerinden daha mı çok seviyor, daha mı çok şefkatli?
- Bir kadının çocuklara veya namaz kılmayı bilmeyen arkadaşlarına, bildiği kadarı ile hem öğretmek hem de namazı kılmak amacı ile namazı sesli kılması olur mu?