Kur'an ve sünnette işçi ve memurların emeği ile ilgili düzenleyici hüküm var mıdır?

Tarih: 19.07.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İşçi ücretlerinin miktarı ne olmalıdır?
- İşçi ve memurların maaşını, bineğini, evini verin, manasında hadis var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İşçi ücretlerini miktar olarak belirleyen bir ayet veya hadis yoktur. Ancak ayet ve hadislerde adaletli bir ücretin belirlenmesi için bazı ölçüler verilmiştir. Çünkü işin çeşidi, çalışma süresi, beldenin ekonomik şartları, işçinin becerisi ücretin miktarı üzerinde etkili olan unsurlardır. Alışverişlerde eşya fiyatlarını uzun sure sabit tutmak mümkün olmadığı gibi, emeğin değerini de dondurmak mümkün olmaz. Islâm'da çeşitli iş ve meslekler için maktu ücret miktarları belirlenmemekle birlikte, bunun, iş akdi yapılırken tespiti öngörülmüştür. Aksi halde iş akdi geçersiz olur ve işçi çalıştığı günler için emsal ücrete hak kazanır.

Emeğiyle çalışan kimsenin, ücret veya maaş miktarının işçinin kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin yeme, içme, giyim, eğitim, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde olması gerekir. Ayetlerde şöyle buyurulur:

"Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakın hısımlara muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emreder." (Nahl, 16/90).

"Ölçü ve tartıyı tam yapın. İnsanlara mal ve ücretlerini eksik vermeyiniz." (A'râf, 7/85).

Hz. Peygamber (asm) bir hadiste şöyle buyurmuştur:

"Bir kimse bizim işimize tayin olunursa, evi yoksa ev edinsin; bekarsa evlensin; hizmetçisi yoksa hizmetçi ve biniti yoksa, binit edinsin. Kim, bunlardan fazlasını isterse o, ya emanete hıyânet eder veya hırsızlığa düşebilir." (Ebû Dâvud, İmâre, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 299).

Burada, ücret ve maaşların, işçi yahut memur kesimine sağlaması gereken hayat seviyesine işaret edilir. Buna göre, işçi ücretinden; memur maaşından yapacağı tasarruflarla makul süre içinde ev edinebilmeli; bekârsa evlenebilmeli; bakan, vali veya hâkim gibi sosyal çevresi hizmetçi istihdamını gerektiren bir meslekte çalışıyorsa hizmetçi edinebilmeli ve gerektiğinde bir araç satın alabilmelidir. Ayrıca, bu aracı rahat kullanabileceği ekonomik bir ortamın meydana gelmesi de amaçlar arasında sayılabilir. Gerçekte, işçinin ürettiği ekonomik değerlerin bedelleri içinde, bu sayılanları karşılayacak ölçüde emek bedeli vardır. (Hamdi Döndüren, Çağdaş Ekonomik Problemlere İslâmî Yaklaşımlar, Istanbul 1988, s. 166-176).

Beşinci Raşid Halife Ömer b. Abdülazîz (ö. 101/720) işçi kesimine şöyle seslenmiştir:

"Herkesin barınacağı bir evi, hizmetçisi, düşmana karşı yararlanacağı bir atı ve ev için gerekli eşyası olmalıdır. Bu imkânlara sahip olmayan kimse borçlu (gârim) sayılır ve zekât fonundan desteklenir." (Ebû Ubeyd, el-Emvâl, Nşr. M. Halil Hurras, Kahire 1388/1968, s. 556).

Kısaca, bu ölçüler içinde temel ihtiyaçlara göre, çeşitli sanat ve meslekler için belirlenecek ücret veya maaş, eşya fiyatlarında meydana gelebilecek artışlar oranında, ücreti yeniden belirleme hakkı doğar. Belirtilen standarda ulaşıncaya kadar işçi ve memurlara ev yerine kira yardımı -lojman-, evlenme yardımı, binit yerine servis aracı temini yapılmalıdır.

İşçi çalıştıran, işçisinin maaşını onun mesken alabilmesi, evlenebilmesi, araç satın alabilmesi esasına göre belirlemek zorundadır. Bu kriterler, işçi çalıştıranın, işçi maliyetinin yüksek olması nedeniyle lükse yönelmesini önleyen bir tüketim modeline tabi kalarak yaşayacağını gösterir. Zenginler, lüks tüketimlerini arttırarak yaşarlarsa, işçilik maliyetlerini de arttırmış olacaklarından basit yaşamayı tercih etmek zorunda kalacaklardır. Bu, emtia fiyatlarını düşürür; lüks emtia tüketilmediği için toplum homojenleşir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun