- Şiîler’in çoğunluğuna göre ise Fâtıma, Fedek meselesi sebebiyle ölünceye kadar onunla konuşmamıştır. Hatta bazı Şiîler kendi görüşlerine mesnet teşkil ettiği için Fâtıma’nın, kendisini ziyarete gelen Ebû Bekir ve Ömer’den yüz çevirdiğine ve onların selamına dahi cevap vermediğine dair İbn Kuteybe’ye aidiyeti şüpheli olan el-İmâme ve’s-Siyâse isimli eserde nakledilen bir rivayeti de benimsemişlerdir:
- Bu rivayete göre, Ebû Bekir ve Ömer Fedek konusunu açarak kendisini teselli etmek istediklerinde Hz. Fâtıma’nın onlara hitaben şunları söylediği ifade edilir:
“Allah aşkına söyleyin, acaba Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu duymamış mısınız? ‘Fâtıma’nın rızası benim rızam, Fâtıma’nın öfkesi benim öfkemdir; öyleyse kim kızım Fâtıma’yı severse beni sevmiştir, kim Fâtıma’yı öfkelendirirse beni öfkelendirmiştir.’ Onlar ‘Evet bu hadisi Resûlullah’tan duymuşuz’ dediler. Bunun üzerine Fâtıma şöyle dedi: ‘Ben Allah’ı ve meleklerini şahit tutuyorum ki, sizin ikiniz beni öfkelendirdiniz, beni hoşnut etmediniz; Peygamber’le mülakat ettiğimde mutlaka ikinizi ona şikâyet edeceğim.’
- Bunun üzerine Ebû Bekir şöyle dedi: ‘Ben, Resûlullah’ın ve senin öfkenden Allah’a sığınırım, ey Fâtıma!’ Sonra Ebû Bekir ağlamaya başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Allah’a yemin ederim ki, kıldığım her namazda sana dua edeceğim.’ Ebû Bekir ağlayarak evden çıktı. İnsanlar Ebû Bekir’in başına toplandılar. Onlara şöyle dedi: ‘Herkes eşine sarılarak, ailesinin yanında mutlu bir şekilde gecelerken, beni içinde bulunduğum durumla baş başa bıraktınız.
Benim sizin biatinize ihtiyacım yoktur. Bana yaptığınız biati benden geri alın…” (İbn Kuteybe ed-Dineveri, el-İmâme ve's-Siyâse (nşr.Ali Şîrî), Beyrut: Dârü'l-Edva,1990, I, 30-33)