- Yahya bin Bestam dedi ki: Bana Osman bin Sevde anlattı; annesi ibadet ehli kadınlardandı. Kendisine Rahibe denilirdi. Osman dedi ki:
- Ölümü yaklaştığında başını göğe kaldırdı ve "Ey birikimim, ey sermayem! Ey hayatımda ve ölümümden sonra kendisine itimat ettiğim! Beni ölüm anında yalnız bırakma, beni mezarımda vahşetlere salma!" dedi. Ardından öldü.
- Her Cuma mezarına gider, ona dua eder, onun ve mezardakiler için bağışlanma dilerdim. Bir gün kendisini rüyamda gördüm. Ona "Anneciğim, nasılsın?" diye sordum. Dedi ki: "Oğulcuğum! Doğrusu ölümün ağır bir çilesi vardır. Bunun yanında ben, şüphe yok ki -Allah'a hamd olsun- övülen bir berzahtayım. Güzel kokulu bitkilerle sarılıyız. Diriliş gününe dek ince ve kalın atlaslar içerisinde yatacağız." Bunun üzerine "Bir ihtiyacın var mı?" diye sordum. Dedi ki: "Evet." Ben "Nedir o?" diye sordum. Dedi ki: "Bize yaptığın ziyaretler ile ettiğin duaları bırakma! Doğrusu ben Cuma günü ailenden ayrılıp gelmenle seviniyorum. Bana 'Ey Rahibe, bak bu senin oğlun, bize geldi' denilir, ben de onunla sevinç duyarım. Ayrıca bununla çevremdeki ölüler de mutlu olur." (İbn Ebi'd Dünya ile Beyhaki rivayet etmiştir. Bk. Şerhu's Sudur (s. 30). Ehvalu'l Kubur'da (s. 205) İbn Receb de zikretmektedir.)
- Bu verilen kaynak anlatılan hadise hadis mi oluyor?
- Ben bu manzaraya çok hayret ediyorum. Allah sürekli mi yaratıyor?
- Allah'ın insanı her an varlıkta tutmasını anlamakta güçlük çekmiyorum, hatta bu bilimle de tutarlı olduğu için tanrı inancına sahip kimsenin reddedemeyeceği bir özgüvenle doluyum.
- Eşyanın varlıkta kalmasının Allah'ın ol demesiyle olması bunu cansız atom veya başka şeylere bağlamaktan milyon kat daha açıklayıcı bence.
- Bir yerde Peygamber Efendimizin (asm) yaya veya binekli olarak cumartesi veya pazartesi günleri Kubâ Mescidini ziyaret ettiği yazıyordu. Bu konuda ve Kubâ'nın önemi hakkında bilgi verebili misiniz?