- Şunu yaparsam her şey haram olsun diyen kişi ne yapmalı, eğer o dediğini yaparsa her şey haram mı olur?
- Şunu yaparsam her şey haram olsun denir ve o iş yapılırsa yenilip içilen şeyler haram olduğu gibi evli ise karısı da bain talakla boş olur deniyor. Benim anlamadığım şey artık bu kişinin ölünceye kadar bir şey yiyip içmesi haram mıdır?
- Artık bu adam yemek yememeli su içmemeli mi? Adam böyle yaparsa ölür.
- Ayrıca bu adam bu sözleri söylerken farz ibadetleri de kast etse bu adamın namaz kılması da mı haram olur?
- Bu adamın ne yapması gerekir?
- Bu kişi namaz kılmasın mı?
- Bunu açıklar mısınız?
- Kasas suresi 72:
De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah gündüzü üzerinizde kıyamet gününe kadar devamlı kılsa, Allah’tan başka size istirahat edeceğiniz geceyi getirebilecek bir tanrı var mı? Hâlâ gerçeği görmeyecek misiniz?"
- Allah’ın buradaki gecenin istirahat olmasını söylemesi ile bizlerin gece istirahat yapmayıp vardiyalı sistemde gece çalışıp gündüzleri uyumamız ve istirahat yapmamız arasında bir çelişki var mı?
- Fatiha suresi 6: "İhdinas sıratel mustakîm."
- Burada Hidayet ve Sıratı mustakim kavramı geçiyor. Biz Sıratı mustakimi ve Hidayeti de Doğru Yol olarak tanımlıyoruz. O zaman bu ayette "Bizi doğru yoldan doğru yola ilet" gibi bir mana olmaz mı?
- Bana göre Hidayete doğru yol demek yanlıştır, mesela bu ayette (Fatiha 6) bizi sıratı musakime hidayet eyle, diyor, yani ulaştır. Yani bu durumda Hidayet (Allaha) ulaşmak oluyor.
- İki seçenek var insan ya hidayette olur ya da olamaz, bu bir yol olamaz. Günümüzde de birine (Hidayete) ermiş diyebiliyoruz. Burada da iki seçenek vardır ya Hidayette ya da değil.
- Yol tarifi acaba nerden geliyor?
- Sıratı müstakim de ayetlere göre Allaha ulaştıran bir yoldur (Hidayet vasıtası ile)
- İman konusunda garip iki sual:
1) Birinci sorum: Yaklaşık 1.5-2 yıl süren bu süre zarfında İslamiyetin hak olduğuna ilmelyakin inandım (bundan önce de inanıyordum). Fakat sorum şu dur ki misal Kuran'ın mealinde herhangi iki ayette çelişki var gibi gözüküyor ve bu tefsir edilince düzeliyor.
- Kitabında açık ve net çelişki bulup tahrif edilişine delil olarak sunduğumuz İncil ve Tevrat’taki tahrifleri onlar kabul etmiyorlar ve siz de bizim tefsirlerimizi okuyunuz, zira bizde de çelişki yoktur diyorlar.
2) İkinci sorum ise şu dur: Ben Müslüman olduğum için Kuran’da bazı müşkülatlı haller olsa da yani zahiren ilk bakışta yanlış anlaşılmaya meyilli olsa da derinine inince doğru olduğuna inanarak dinimden vazgeçmeden araştırdım ve doğru olduğunu, inancımın doğruluğunu ilmen gördüm. Fakat sorum şu ki inanmayan bir kimse için ve ya başka bir din mensubu için Kuran’a iman ile yani Allah kelamı gözü ile bakmak kolay mıdır?
- Zira Bediüzzaman Said Nursi, Kuran'a önce iman nazarıyla sonra ehli küfrün gözüyle bakar ve der ki küfür gözüyle bakınca Kuran'ın nuru söner gibi oldu.
- Eğer durum böyle ise ehli küfürdekiler Kuran’ın hak oluşunu nasıl anlayacaklar?