Toplum, iş, aile hayatında denk geldiğimiz hassas, boğucu, gergin tepki veren, karşındaki kişiye galip gelmeye çalışan insanlara karşı, tavrımız nasıl olmalı, yani onları incitmemek adına onlara karşı biz haklı da olsak susmalı mıyız? Özellikle Bu kişilerin geçmişte zor durumlar yaşadığını biliyorsak... Örneğin fıtraten ve yaşadıkları sebebiyle sürekli hakaret eden birisi az da olsa masum mudur, İslam da? Sonuçta biyolojik olarak meyli var.
Aynı şey annemde de annanemde de var. Yani biz diğer insanlar gibi dik duruşlu umursamaz olamıyoruz hassasız insanların bize karşı yaptıklarını veya başka şeyleri çok kafaya takıyoruz. Yani bazen saçma sapan şeyleri bile günlerce kafaya takabiliyorum karakter olarak hassas bir karakterim ve bu huyum beni çok yoruyor. İbadetlerimde de kafaya taktığım şeyler bazen çok yoğun derecede olursa odaklanmamı zorlaştırıyor ve odaklanamadığım için de neyi nasıl yaptığımı bilemediğim için vesvese yiyip sürekli sehiv secdesine gidiyorum bu sadece ibadetlerde değil ibadet dışında günlük hayatımda da böyle. Hassas biri olmak bazı şeyleri herkesten çok kafaya takıyor olmak yani takıntılı OKB’li olmak bir imtihan mıdır? Yoksa insanın kendi edip kendi bulduğu bir şey midir?
Üniversiteye geçtim, yeni bir telefonum oldu ve oyun oynamak istiyorum. Ancak annem oyun oynamamı istemiyor. Oyun oynarsam bir şey olur mu? Bu durumda ne yapabilirim?
Hatîb el-Bağdâdî, el-Kifâye adlı eserinde İbnü'l-Ahrem'den, Buhârî'nin Ebû Tufeyl'den neden hadis almadığı sorulduğunda, onun “Şiîlikte aşırıya gittiğini” söylediğini nakletmektedir. Ayrıca Zehebî'nin Siyeru A‘lâmi'n-Nübelâ (c. 3, s. 468) ve Mizzî'nin Tehzîbü'l-Kemâl (c. 14, s. 80) adlı eserlerinde, Süfyân b. Uyeyne'den Ebû Tufeyl'in Şiî olduğuna dair bir değerlendirme nakledilmektedir.