- Resûl-i Ekrem (asm)'in, Hz. Zeyneb'in odasında fazla kalmasından müteessir olan Hz. Âişe gayrete geldi. Taraftarı olan diğer hanımları toplayarak kendilerine şu talimatı verdi:
"Resûlullah hangimizin yanına gelirse, kendisine şöyle soracağız: 'Yâ Resûlallah! Megafır mi yediniz?' Resûlullah, 'Hayır.' diyecektir. Biz de o zaman, 'O hâlde bu koku ne?' diye soracağız. Tabiî ki o, 'Zeynep bana bal şerbeti içirmişti.' cevabında bulunacaktır. O zaman da biz, 'Demek o balın arısı urfut ağacından yayılmış, bal toplamış.' deriz." ... "Yâ Resûlallah! Megafir mi yediniz?" sorusuyla karşılaştı. Peygamber Efendimiz, "Hayır!" dedi. Hz. Hafsa, "O hâlde bu koku ne?" diye sordu. Peygamber Efendimiz, "Zeynep binti Cahş'ın evinde bal şerbeti içmiştim." buyurdu. Hz. Hafsa, "Demek ki, o balın arısı urfut ağacından yayılmış, bal toplamış." dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz, "Onu bir daha içmem." diyerek yemin etti. Sonra da "İşte, yemin ettim. Sakın bunu başka bir kimseye duyurma."
- Burada sahabenin Müçtehidlerinden olan ve Kendisinden binlerce hadis nakledilen Hz Aişe annemizin açıkça yalana imza attığı ortaya çıkmıyor mu?
- Kuran'da "Allah yalancıları sevmez." (Al-i Imran Suresi 32. Ayet) buyurulmuyor mu?
- Bunu sahabenin üstünlüğü ile nasıl bağdaştırabiliriz?