- Kadınlara "siz evin hemşiresisiniz, kendi derdinizi yok sayın, hep gülümseyip iyi olmaya çalışın, çok konuşmayın erkekler sevmez" gibi şeyler deniyor, erkeklere de benzer tavsiyeler verilmemeli mi?
- Kocaları memnun olsun diye kadınlar fedakarlık yapmalı tabii ki ama aynı şeyi erkekler de yapmamalı mı, biz de mutlu olmayı, dert anlatmayı, bu şekilde davranışlarımızın kısıtlanmamasını hak etmiyor muyuz?
- Böyle söylenince sanki her şey erkeklerin isteğine onların zevklerine göre ayarlanacakmış gibi görünüyor diye düşünüyorum, bu şekilde "o az fedakarlık yapsın sen çok yap" gibi kurallar var mıdır?
- Bir de her şeyi içine atmak, sessiz kalmak, iletişim kurmadan eşinden kendi hislerini gizlemek, hep mutlu görünmeye çalışmak gibi şeyler psikolojik olarak sağlıklı değil bildiğim kadarıyla. Eşlere birbirleriyle iletişim kurmayı, iç dökmeyi, birbirlerine destek olmayı tavsiye etmek daha iyi olmaz mı?
- Kadının susması veya duygularını belli etmemesi veya her şeye tamam demesi ve hep özür dilemesi vs gibi şeyler sağlıklı bir evlilik getirmiyor diye düşünüyorum.
- Tabii ki küçük hatalar görmezden gelinir veya bir tarafın alttan aldığı durumlar olur ama sorun olan konuları yok sayıp hiç tartışmamak ve kendini savunmamak doğru mu?
- Bu konuda hocalarımız bir şeyleri yanlış anlamış olabilir mi, psikolog desteğinde hareket edilmesi mi daha iyi olur yoksa hocaları dinlemek mi?
- Özellikle bizim kültürümüzde kadınlara hep sen alttan al, sus, derdini anlatma, eşine iyi görün denmesi kadının ilişkide kendini ifade edememesini ve mutsuz olmasını beraberinde getirmiyor mu?