- Çevremde herkes birileriyle evlenmem için tanıştırmak istiyor ama benim içimden gelmiyor aklım hala ayrıldığım eski nişanlımda.
- Ne yapmam lazım sevmesem de evlenmeli miyim?
- Rum suresi mucizesi yazılarınızı okudum. Tefsirlerin çoğunda sizin anlattığınız gibi geçiyor lakin;
- Ebu Said el-Hudrî, Ali b. Ebi Talib ve Muaviye b. Kurre "Rumlar yenildiler" anlamındaki buyruğu "ğayn" ve "lam" harflerini üstün olmak üzere: Rumlar yendiler" İbn Ömer ve Ebu Said el-Hudrî'nin; "galip geleceklerdir" anlamındaki buyruğu da "Yenileceklerdir" diye okudukları rivayet edilmiştir.
- Bu şekilde olunca Rumlar kazandı ama bu galibiyetlerinden sonra mağlup olacaktır anlamı çıkıyor. Buradaki kıraat farkından Taberi bahsetmiş bu ihtimali zayıf bulduğunu söylemiş. Bu şekilde okununca mana ve anlam değişiyor.
- Bu manaya göre bir İbn Abbas rivayeti var; Yine İbn Abbas rivayetinde ise ayetlerin Rumların kazandığı dönemde bu ayetlerin nazil olduğunu söylüyor hadis kaydında bu hadis sahih, Hasen, garip olarak geçiyor (Tırmızi).
(Detaylı hadiste bu ayetler inmeden önce müşriklerin Pers galibiyetlerine sevindiğini Ebubekir’in ise Hz. Peygambere danıştığı ve Peygamberin "yakında galip gelecek Rumlar yakında kazanacak" haberini alınca onlarla iddialaştığı yazılı bunu bahsetme sebebim ayetler indikten sonra değil öncesinde bu iddialaşmadan bahsediyor ve Rumlar kazanınca ayet nazil oldu diyor)
- Yine Elmalılı Hamdi Yazır tefsirindede bu konudan bahsetmiş ve "ayetlerdeki “ğulibe” ve “seyağlibûn” kelimeleri “ğalebe” ve “seyuğlebûn” şeklinde okunduğunda “Rûmlar galip geldiler... Ama yakında yenilecekler” anlamı çıkmaktadır." diye bu kıraati paylaşmış ve demiş ki eğer böyleyse bu da gerçekleşmiş çünkü Rumlar İslam ordusuna yenilmiştir" demiş ama bu tarih sanırım 632 veya 634 ama ayette 3-9 yıl ifadesi var bu ayet Mekke dönemine ait olduğundan yani hicret öncesi 622 öncesine ait olduğundan 3-9 yıl arasını geçiyor (yani 622 bile olsa 9 yıl 631 eder) o sebepten Elmalı Hamdi Yazır’ın tefsirindeki bu kısmı anlamadım.
- Bu konu ve rivayetler arasındaki karışıklığı açıklar mısınız?
- Sakal sünneti ile ilgili bir tutam olmalı yanlardan ve çeneden deniyor. Ama düşününce yanlardan kulak kısmından sakal başlıyor ve dikine bir tutam olduğunu düşününce bu farklı bir görüntü oluşturuyor, Efendimizin görünümü böyle miydi ya da yanlardan alıp yüzün güzelliğini korur muydu?