- Bu hadisler sahih mi, sahih değillerse bile şiddetli zafiyet taşıyorlar mı?
* Bu hadise göre çabalarımız Allah’ın takdiri ile oluyor.
- HADİS: Ebû Huzâme’nin (r.a.) rivayet ettiğine göre, babası Allah Resûlü’ne (s.a.v.) şöyle sormuştur: “Ey Allah’ın Resûlü! Şifa niyetiyle yaptığımız okumalar, tedavi olduğumuz ilaçlar ve korunma tedbirleri, Allah’ın takdirinden bir şeyi geri çevirir mi?” Resûlullah, “Onlar da Allah’ın takdiridir.” buyurmuştur. (Tirmizî, Tıb, 21)
- Hadisteki “tabiatlandırılmıştır” ifadesine göre Hızır’ın öldürdüğü çocuğun seçim şansı olamazdı.
- HADİS: Ubeyy İbn Kâ’b (radıyallâhu anh) şöyle dedi: Rasûlullâh (sallâllâhu aleyhi vesellem) buyurdu:
− Hızır’ın öldürmüş olduğu çocuk, KÂFİR OLARAK tabiatlandırılmıştır! Eğer yaşasaydı, muhakkak ana ve babasını azgınlık, tecavüz ve kâfirlikle sarıp bürüyecekti!..
* Burada ise emek çekip didine geldikleri şey için, yani çaba sarf etmelerinin kaderden kendilerine isabet eden bir şey olduğu yazıyor.
- HADİS: Müzeyn kabilesinden iki kişi Rasûlullâh’ın yanına geldiler ve şöyle sordular:
− Yâ Rasûlullâh!.. İnsanların bugün yapmakta oldukları ve emek çekip didine geldikleri şeye ne buyurursun?.. Bu üzerlerine hüküm edilen ve önceden yazılan bir kaderden olarak, kendilerine isâbet eden bir şey midir?.. Yahut Nebi ve Rasûllerinin getirdiği ve üzerlerine hüccet sâbit olan şeylerden olarak, kendilerinin karşılayacakları şeyler içinde midir?..
- Rasûlullâh (sallâllâhu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
− Hayır!.. Bu ikinci şekil değil!.. ÜZERLERİNE HÜKÜM OLUNAN VE KENDİLERİNE GELEN BİR ŞEYDİR (kaderdir). Aziz ve Celil olan Allâh’ın kitabında bunun tasdiki şu âyettir: “Nefse (bilince) ve onu düzenleyene; sonra da ona (bilince) hem fücurunu (Hakk’tan ve sistemden sapmayı) ve hem de takvasını (korunmasını) ilham edene ki..."