- Kocam bir yakınıyla evime içki getirip birlikte içmişler, ben evde değildim ve sarhoş olup kumar oynamış, çok para kaybetmiş, “kendimi öldürmek istiyorum istersen boşanalım” falan dedi ama sonra vazgeçti.
- Şu an çalışmıyor ve iş aramıyor bahis oynuyor, sürekli yapma helal değil diyorum mecburum işsizim diyor.
- Paramızı kaybetmesini geçtim ama bahis oynamasını kabul edemiyorum, namaz da kılmıyor iş bulmak yerine bahise sarmış.
- Boşansam mı daha hayırlı bilemedim. Evladım var babasız büyümesini de istemiyorum, ama beni dinlemiyor vazgeçmiyor bahisten.
- Şafiî, Hanbelî ve Malikî mezheplerine göre ihramlıyken elbise giyen kişi, süresine bakılmaksızın dem, üç gün oruç ve altı fakire sadaka vermekten birisini seçmekte muhayyerdir. Cezanın gerekmesi için bir günün veya gecenin geçmesi gerekmez.
- Peki, bu orucu Mekke'de mi tutması gerekir yoksa memleketine dönünce tutabilir mi?
- Duha 5. ayetin tefsirini sayfanızda okudum ama okuduğum gibi paylaşmayan dinî siteler var. Bu ayeti birçok kişi şu şekilde anlıyor:
- Kalbimizle arzu ettiğimiz şeyleri zamanı gelince rabbimizin vereceğini söylüyorlar, yeter ki sabredelim imiş.
- Ve zamanı geldiğinde, Rabbin sana (kalbindekini) verecek, seni hoşnut kılacak.." (Duha, 5)
- Gerçekten bu ayetin anlamı böyle mi? Benim bildiğim bu ayet peygamberimizle (sav) ilgili sadece.
- Bize de hitap eder mi bu ayet? Ederse nasıl?