- Kuzman kafirlik üzere mi intihar etti, Tufeyl b. Amr’ın arkadaşı intihar etmesine rağmen affedildi mi?
- Bu olaylar sahih mi?
1) Kuzman’ın yaralarının acısına dayanamayarak kendini öldürdüğü haberi gelir. Ölmeden hemen önce de etrafındakiler “Sana müjdeler olsun, yiğitçe savaştın ve şimdi de şehit oluyorsun.” dediklerinde “Ben ne şehit olmak ne Allah’ın dinini savunmak ne Muhammed’in şerefini kurtarmak için savaştım. Sadece kavmimin şanı ve şerefi ile Medine hurmalıklarını savunmak için savaştım.” der. Haber Efendimiz’e (sas) ulaşınca “Şüphesiz bir adam insanlara göründüğü kadarıyla cennetliklerin ameli ile amel eder. Halbuki o cehennemliklerdendir. Bir adam da insanlara göründüğü kadarıyla cehennemliklerin ameli ile amel eder. Halbuki o cennetliklerdendir.” Bu hadiseyi de bize Müslim aktarmaktadır. (Buhari, Cihad, 77; 6683)
2) İmam Müslim’in İman kitabında ve “Kendisini Öldürenin Kafir Olmayacağına Delil” başlığıyla aktardığı bir hadis şu şekildedir: Efendimiz’in (sas) Medine’ye hicretinden sonra Tufeyl b. Amr (ra) da kavminden birisiyle beraber Medine’ye hicret eder. Tufeyl b. Amr’ın yol arkadaşı Medine’de hastalanır ve ciddi sıkıntılar çeker. Acılarına dayanamayınca bir gün keskin bir bıçakla parmaklarını eklem yerlerinden keser ve kan kaybından vefat eder. Sonra Tufeyl b. Amr arkadaşını rüyasında çok güzel bir surette fakat elleri sarılı halde görür. “Rabbin sana ne yaptı?” diye sorunca “Peygamberinin yanına hicret ettiğim için Rabbim beni affetti, mağfiret etti.” diye cevap verir. Tufeyl bu sefer ellerinin neden sarılı olduğunu sorunca da arkadaşı “Bana ‘Kendi vücudundan bozduğun şeyi düzeltmeyiz.’ denildi.” diye cevap verir. Daha sonra Tufeyl b. Amr (ra) bu rüyayı Efendimiz’e (sas) anlatınca Efendimiz “Allah’ım! İki eli için de mağfiret buyur.” diye dua eder. (Müslim, İman, 49)
3) Efendimiz (sas) intihar ederek öldüğünü öğrendiği birisinin cenazesini kılmamış, ancak ashabına kılmamalarını da
- Bu hadis sahih mi?
“Sizden sonra öyle insanlar gelecek ki, türlü ve zevkli yemekler yiyecek, renkli ve rahat binitlere (binek ve seyahat vasıtalarına) binecek, rengârenk ve güzel kadınlarla evlenecek, kat kat ve nefis kumaşlar giyecektir. Onların bir mideleri var ki az ile doymaz, onların bir istekleri var ki çoğa da kanaat etmez. Dünyaya bağlanmışlar, akşam-sabah düşündükleri ve taptıkları dünyalıktır. Onu, Allahü Teâla’nın dışında ilah ve Rablerinden başka rab kabul ederler. Bütün çabaları dünya içindir. Yalnız heva ve heveslerinin peşinde koşarlar. Abdullah’ın oğlu Muhammed’in kat’î sözü şudur ki; sizin veya onların peşinden, sizden sonra veya onlardan da sonra gelenlerden o güne yetişenler, bunlara selam vermesin, hastalarını ziyaret etmesin, cenazelerine gitmesin ve büyüklerine hürmet göstermesinler. Zira bunları yapanlar, İslamiyet’in yıkılmasına yardım etmiş olurlar.”