- Ben işten sonra akşamları dinlenirken kendim bir program yaparak program dahilinde lâ-ilâhe illallâh- salavat vb. zikirleri çekiyorum. Bu şekilde birkaç senedir bunu devam ettirmeye çalışıyorum. Kendim o günkü yorgunluğum durumuma göre sayıyı belirliyorum, bazen fazla bazen eksik bu şekilde bunu devam ettirmeye çalışıyorum.
- Bazı yerlerde zikrin bir sistematik içerisinde mürşit-şeyhten ders alınarak onun verdiği sayıyı takip ederek kişiyi gerçek manada amacına ulaştıracağını, aksi halde kendimiz manevi ihtiyacımızı tam bilmeyip manevi olarak çok mesafe kaydedemeyeceğini duydum. Bu aklımda birtakım soru işaretleri oluşturdu.
- Acaba düzenli olarak yapmaya çalıştığım bu zikirleri bir şeyh gözetiminde yapmadan Allah’ı zikir için hadislerde bahsedilen müjdeli durumlara ulaşamam mı diye endişelenmeye başladım.
- Kuran ve sünnet ışığında zikir konusunda nasıl bir yol izlemem gerektiği ile ilgili tavsiyelerinizi istiyorum.
- Nesefi ve Ruhul Beyan, Tefhim gibi bazı tefsirlerde tek sebeb-i nüzul olarak gördüğümüz Yahudilerin peygamberlerin soyundan olduğu için onların şefaatine uğrayıp cennete gireceği ile alakalı görüş benimsediği hadisi sahih midir?
- Senedinde sıkıntı var mıdır?
- Sebeb-i Nüzul olarak benimsenmesi doğru mudur?